YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/19523
KARAR NO : 2017/11952
KARAR TARİHİ : 18.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen kararın kesinleşmesinden sonra, sanığın denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle ele alınan dosyada, duruşmalara katılımı için gönderilen tebligatın sanığın duruşmada bildirdiği son adresi yerine mernis adresine yapıldığı, sanığın duruşmalara katılmadığı ve gerekçeli kararda yine mernis adresine 21.07.2014 tarihinde sanık ile birlikte oturduğunu beyan eden ehil ve reşit kardeşi … imzasına tebliğ edildiği,sanığın 26.11.2014 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği, ancak mahkemece temyizin süresinde olmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verildiği, bu ek kararın sanığa cezaevinde yapılan tebliğinde, 5271 sayılı CMK’nın 35/3. maddesine uygun şekilde kararın okunup anlatıldığına dair tebligat evrakının bulunmadığı, sadece okumak, almak suretiyle tebliğ ettiğine dair evrakın bulunduğu, bu nedenle sanığın ek kararın temyizinin süresinde olduğu değerlendirilmekle sanığa yapılan tebligatın usulsüz olması sebebiyle temyiz süresinin öğrenme ile başlayacağı, temyiz talebinin reddine ilişkin olduğu kabul edilip İstanbul Anadolu 27 Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05/12/2014 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Anayasa’nın 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ve CMK’nın 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden 02.06.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına dair karara atıfta bulunularak gerekçesiz yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 18.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.