Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/2680 E. 2017/15835 K. 12.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2680
KARAR NO : 2017/15835
KARAR TARİHİ : 12.12.2017

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
1-22.09.2008 tarihli olay yakalama ve üst arama tutanağını düzenleyen polis memuru zabıt mümzilerinin ve suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemediğini savunması karşısında, suça sürüklenen çocuğun suçu birlikte işlediği iddia olunan Barış Soysal’ın, tanık sıfatıyla dinlenildikten sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayini gerekirken eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında 20.10.2009 tarih, 2008/545 Esas ve 2009/724 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararında, 5237 sayılı TCK’nın 35/2. maddesi uygulanırken indirim oranının 3/4 olarak belirtildiği, 11.09.2014 tarih, 2014/229 Esas ve 2014/496 Karar sayılı 20.10.2009 tarihli hükmün açıklandığı kararda her ne kadar sonuç ceza aynı olsa da, 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesi uygulanırken indirim oranının 1/2 yazılarak kararda çelişki yaratılması,
3-Müştekinin ikametinin önünde park halinde bulunan aracının gece sayılan zaman diliminde çalınacağı sırada polis ekiplerince engellenmesi şeklinde elde olmayan sebeple hırsızlık eyleminin tamamlanamaması sonucunda teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, kaldı ki suçun tamamlanması sonucunda uygulanma imkanı olan etkin pişmanlık hükümlerinin, teşebbüs aşamasında kalan suçta uygulanmayacağının gözetilmemesi sonucunda 5237 sayılı TCK’nın 35. madde ile aynı Yasa’nın 168. maddesinin uygulanması suretiyle indirim yapılması,
4-18 TL yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğundan suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin gözetilmemesi,
5-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesinde “(1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hakimleri veya Cumhuriyet Savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur. (2) Derhal tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir. (3) Mahkeme veya çocuk hakimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi kararda gösterilir.” hükmü yer almasına rağmen, suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun’un 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulması,
6-Suça sürüklenen çocuğun, 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesi uyarınca henüz 18 yaşını ikmal etmediği, 19.07.2009 tarihli savunmasının alındığı oturumun kapalı yerine açık yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ile suça sürüklenen çocuk … ve müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA; 12.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.