YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2731
KARAR NO : 2017/15370
KARAR TARİHİ : 06.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I)Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 1.320,00 TL adli para cezasına ilişkin hükümlerin, cezaların türü ve miktarı itibarıyla temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II)Sanık … hakkında müşteki … ve …’e yönelik işyeri dokunulmazlığının ihlali; müştekiler …, … ve …’e mala zarar verme, sanık … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçlarından ve suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki …’a yönelik işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
Suça sürüklenen çocuğun savcılıkça alınan beyanında, müşteki …’a yönelik eylemi gece saat 05.00 sıralarında gerçekleştirdiklerini beyan ettiği, UYAP sorgulamasında suç tarihinde güneşin saat 07.05’te doğduğu, TCK’nın 6/1-e maddesine göre gündüzden sayılan zaman diliminin saat 06.05’ten sonra başladığının anlaşılması karşısında,sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki …’a yönelik işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunda TCK’nın 116/4. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından, müştekilere yönelik işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarında TCK’nın 116/1. maddesi gereğince belirlenen 6 ay hapis cezasından, aynı yasanın 119/1-c maddesi uyarınca 1 kat artırım yapılması sonucunda 12 ay hapis cezası yerine hatalı hesaplama ile 1 yıl hapis cezasına hükmolunmuş ise de, sanık hakkında TCK’nın 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sonucunda; suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 31/3. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılması sonucunda netice olarak doğru ceza tayin edildiğinden, bu hatalı uygulama sonuca etkili görülmediğinden; Hak yoksunluklarına hükmedilirken yanılgılı hüküm kurulmuş ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde resen ve doğru olarak, TCK’nın 53. maddesinin 1 ila 3. Fıkralarında öngörüldüğü biçimde uygulanması mümkün görüldüğünden ve Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/ 85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk … müdafii ile sanık …’ın temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuk … hakkında müşteki …’e yönelik işyeri dokunulmazlığının ihlali ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
Suça sürüklenen çocuğun eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 116/2,119/1-c,31/3. maddelerindeki hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde belirtilen 7 yıl 12 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihleri olan 16.01.2007,17.01.2007 tarihlerinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
IV-Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında müştekiler … ve …’a yönelik hırsızlık;müşteki …’a yönelik işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Suça sürüklenen çocuğun savcılıkça alınan beyanında, müşteki …’a yönelik eylemi gece saat 05.00 sıralarında gerçekleştirdiklerini beyan ettiği, UYAP sorgulamasında suç tarihinde güneşin saat 07.05’te doğduğu, TCK’nın 6/1-e maddesine göre gündüzden sayılan zaman diliminin saat 06.05’ten sonra başladığının anlaşılması karşısında,sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık eylemlerinde TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
2-Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki …’a yönelik eylemlerinde suça sürüklenen çocuğun savcılıkça alınan beyanında, müşteki …’un marketine gece karanlık olduğu bir sırada girdiklerini beyan etmesi, dosyada mevcut tutanaklara göre, müştekinin işyerinin içinde bulunan kamera görüntülerinin CD ortamına aktarıldığının belirtilmesi karşısında; müştekinin işyeri kamera kayıtları incelendikten ve kamera saatinin güncel saatle uyumlu olup olmadığı araştırıldıktan ve gerekirse suça sürüklenen çocuk …’ın suç saati hususunda yeniden beyanı alındıktan sonra sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. ve 116/4 maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağı gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması;
3-TCK’nın 168. maddesinin 1. fıkrasında etkin pişmanlık nedeniyle 2/3 oranına kadar indirim yapılacağının ifade edilmesi, aynı maddenin 2. fıkrasında ise indirim oranın ½ olarak öngörüldüğünün anlaşılması karşısında, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık gösterdiği kabuledilen sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında ½ den daha fazla oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin diğer haklar ile a,d ve e bentlerindeki hak yoksunluğun ise infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, ayrıca T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş,suça sürüklenen çocuk … müdafii ile sanık …’ın temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ve suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının gözetilmesine, 06.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.