YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3197
KARAR NO : 2017/14982
KARAR TARİHİ : 30.11.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesi’nin 03.05.2011 tarih, 2010/258 Esas ve 2011/353 Karar sayılı dosyasında suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, mala zarar verme suçundan ise seçenek olarak adli para cezası tercih edilmek suretiyle kesin hüküm olarak 1000 TL adli para cezası verildiği ve bu kararın 03.05.2011 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesi’nin 09.05.2014 tarih, 2013/694 Esas ve 2014/358 Karar sayılı kararı ile kesinleşmiş mala zarar verme suçundan kurulan kararın yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Suça sürüklenen çocukların 16.03.2010 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nda alınan ifadelerinde suçu 19.30 sularında işlediklerini beyanları ve UYAP kayıtlarına göre suç tarihinde güneşin saat 17.31’de battığı TCK’nın 6/1-e maddesi uyarınca saat 18.31’den sonraki zaman diliminin gece olarak kabulü gerektiği gözetilmeden TCK’nın 143/1 ve 116/4. maddelerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
2-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 11. fıkrasında, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı, ancak mahkemenin, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabileceği” hükmünün yer aldığı; buna göre; somut olayda suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklandığı ve bu durumda hükmün değiştirilmeden aynen açıklanması gerektiği hususun gözetilmemesi,
3-Anayasa’nın 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ve CMK’nın 230. maddesinde belirtilen
diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden 02.11.2009 tarih, 2008/983 Esas ve 2009/1060 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara atıfta bulunularak gerekçesiz hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMK 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 30.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.