YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3224
KARAR NO : 2017/14986
KARAR TARİHİ : 30.11.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, cezanın temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK’nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, “…daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” görüşünün, TCK’nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır. TCK’nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. TCK’nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır.
Somut olayda ise; suça sürüklenen çocuğun iş yerinden çaldığı malzeme bakımından takdir kıymet tutanağı düzenlenerek, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, sonucuna göre TCK’nın 145. maddesinin uygulama alanı bulunup bulunmadığının tartışılmaması,
2- Müştekinin suçun 19.00 ile 07.00 saatleri arasında işlendiğini beyanı karşısında, eylemin gece işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu ortaya konulmadan TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanması,
3- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 142/1-b, 143/1, 31/3 ve 62. maddelerinin uygulanması sonucu 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası verilmesi gerekirken hesap hatası sonucu 1 yıl 3 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 30.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.