YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/371
KARAR NO : 2017/7489
KARAR TARİHİ : 12.06.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1)Sayaçsız kaçak elektrik kullanıldığının iddia edildiği olayda, sanığın inkara dönük savunması ve olay tarihinde eşi ile birlikte yaşayan bir ev hanımı olma ihtimali (nüfus aile kayıt tablosuna göre eşi 15/07/2014 tarihinde vefat etmiş) ile tüm dosya kapsamı da dikkate alınarak, gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması yönüyle, öncelikle, yargılamaya konu yerdeki elektrik kullanımının olay tarihi itibariyle, sanığın sorumluluğunda olup olmadığının tespit edilip (içinde bulunulan sosyo-ekonomik ve kültürel şartlar da dikkate alınarak, evin geçiminin, elektrik ve benzeri giderlerin ödenmesi ile ilgili sorumlulukların kime ait olduğu hususunun da gerekli görülürse kolluk araştırması yaptırılarak ve tanık dinlenilerek), sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi, sorumluluğunda ise söz konusu yer ve dönemde sayaçtan geçirmeksizin ya da sayaca müdahele etmek sureti ile elektrik kullanılarak tüketim miktarının belirlenmesinin engellenip engellenmediğinin ve karşılıksız yararlanma kastı ile davranılıp davranılmadığının belirlenmesi hususunda bilirkişi raporu alınması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
2)Alınan bilirkişi raporu sonucunda, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespiti halinde, kaçak kullanım bedeline ilişkin vergiler dahil cezasız kullanım bedeline ilişkin rapor alındıktan sonra; bu durumda da bakılması gereken madde 5237 sayılı TCK’nın 168/5: ”Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz. ”Eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı miktarı tamamen gidermişse yine düşme verilmelidir. Bilirkişi alınan rapor sonucunda sanığa makul bir süre verilerek ve ”bilirkişi tarafından belirlenen zararı tamamen tazmin etmesi halinde kamu davasının düşürüleceğine” dair bildirimde bulunarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.