YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4032
KARAR NO : 2017/13603
KARAR TARİHİ : 09.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık hakkında sayacı devre dışı bırakmak sureti ile kaçak elektrik kullandığından bahisle kaçak tespit tutanağının düzenlenmesi karşısında; sanığın suça konu meskende ne kadar süredir oturduğunun ve kaçak kullanımın ne zaman başladığının kesin olarak saptanması, sanık halen bu adreste oturuyorsa keşif yapılıp kaçak kullanım ve kurulu güç belirlenmek suretiyle, oturmuyorsa tespit tutanağında belirtilen devreden geçen akım miktarına göre kaçak kullanım bedeli konusunda teknik bilirkişiden rapor alınmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
2-Alınacak bilirkişi raporu sonucunda, katılan kurumun normal tarifeye göre vergili ve cezasız gerçek zararının ne olduğunun bilirkişiye hesaplattırılarak, sanık hakkında kamu davası açılmadan önce katılan kurum tarafından talep edilen zararı soruşturma aşamasında tazmin eden sanık hakkında kamu davası açılamayacağından, CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesi, zarar karşılanmıyor ise sanığa kaçak elektrik kullanım bedelini hükümden önce ödemesi halinde TCK’nın 168/5. maddesi uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanabileceği hususu hatırlatılıp, talep etmesi halinde zararı gidermesi için kendisine makul bir süre verilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile mahkumiyet kararı verilmesi,
3-Kabule göre de;
T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda sanık hakkında hükmedilen TCK’ nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 09/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.