Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/4646 E. 2017/15269 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4646
KARAR NO : 2017/15269
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Zorunlu müdafiiliğe ilişkin CMK’nın 150. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 18/03/2008 tarih 2008/9-7-56, 21/12/2010 tarih 2010/11-251-267 ve 20/03/2012 gün ve 2011/6-235-2012/110 Esas ve Karar sayılı kararlarında açıkladığı üzere, “Kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiiye yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda zorunlu müdafii, sanığın lehine bazı işlemler yapmış, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve onun tarafından temyiz dilekçesi verilmesi halinde, isteminin kabul edilmesi gerektiğinin,” belirtildiği, 21.11.2013 tarihli celsede, suça sürüklenen çocuk …’in bulunmadığı ancak kendisine baro tarafından tayin edilen zorunlu müdafiinin yüzüne karşı kısa kararın okunduğu, kendisine zorunlu müdafiin atandığından suça sürüklenen çocuğun bilgisinin olmadığı,
Tebligat Kanunu’nda 6099 sayılı Yasa ile değişikliğe gidilmiş olup 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle Tebligat Kanunu’nun 10. maddesindeki ”tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (Ek fıkra: 11.01.2011-6099 S.K/3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi (Ek fıkra: 11.01.2011-6099 S.K /5. mad) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmü karşısında; suça sürüklenen çocuk …’in yakalama ile alınan 27.10.2013 tarihli savunmasında bildirdiği son adresi olan “ … ” adresine gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı ancak ”… Sokak diye bir sokağın olmadığı, ismin tanınmaması” sebebiyle tebligatın bila ikmal iade olduğu, UYAP ortamından yapılan incelemede sanığın mernis adresi olduğu tespit edilen ”…” adresine Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre usulüne uygun bir şekilde tebliğin yapılmadığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun hükmü temyiz etme yetkisi olduğu, nereye, nasıl ve ne şekilde başvurabileceği ve temyiz süresi de gösterilmek suretiyle açıklamalı davetiyeyle usulüne uygun tebliği ile bunu gösterir belgeler ve sunması halinde temyiz dilekçesi ve bu konuda düzenlenecek olan ek tebliğname de eklendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 05/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.