YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/553
KARAR NO : 2017/10998
KARAR TARİHİ : 03.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına, Beraat
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık hakkında mühür bozma suçu yönünden kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
TCK’nın 203. maddesi, esasta bir şeyin saklanmasını veya varlığının olduğu gibi muhafazasını sağlamak üzere, kanunun veya yetkili makamların emrine uyularak konulmuş mührün kaldırılmasını cezalandırmaktadır. Bu nedenle, yasaya uygun biçimde konulan bir mührün varlığı, mühür bozma suçunun ön koşuludur. Elektrik sayaçlarında bulunan ve bakanlık mührü olarak adlandırılan mühürlerin sayaçlar imal edilirken yapılması ve bu mührün üretilen sayacın standartlara uygun olarak üretildiğini gösterir mühür olup anılan yasa maddesi anlamında mühür olarak kabul edilemeyeceği gibi bu mühürlerin sayaçlara takılması işlemiyle elektrik dağıtım şirketlerinin bir ilgisinin bulunmaması, suça konu sayaç hakkında düzenlenen sayaç ayar raporunda bakanlık mühürlerinin bozuk olduğunun belirtilmesi karşısında; mühür bozma suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığından tebliğnamedeki mühür bozma suçu yönünden belirtilen görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan … vekilin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun ve de takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
2-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçu yönünden kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihinden önce işlenen karşılıksız yararlanma suçu nedeniyle aynı Kanun’un geçici 2/2. maddesi uyarınca verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararlar, 6352 sayılı Kanun’un 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesine eklenen 5. fıkrada öngörülen sanığın etkin pişmanlık hükmünden ikiden fazla yararlanamayacağına ilişkin sayı kısıtlaması kapsamında olmadığı ve 6352 sayılı Kanun’un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra kapsamında adli sicile kaydedilmesi gerekmediği halde, sanık hakkında 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesine göre verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın adli sicile kaydedilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince tebliğnamaye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından “ Kararın Adli Sicil Kanununun 6/2. maddesi uyarınca Adli Sicilde mahsus sisteme kaydedilmesi için karar kesinleştiğinde bir örneğinin Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğü’ne gönderilmek üzere Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine ” biçimindeki bölümün çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.