YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5653
KARAR NO : 2017/6758
KARAR TARİHİ : 31.05.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuk …’ın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün, suça sürüklenen çocuğun duruşmada bildirdiği bilinen son adresine tebliğe çıkartıldığı, tebligatın muhatabın adres bırakmadan ayrılması nedeni ile aynı adrese çıkarılan ikinci tebligat işleminin adresin yıkılmış olduğu gerekçesiyle iade edildiği, bu nedenle ikinci tebligat işleminin Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre hukuken geçersiz olduğu ve suça sürüklenen çocuğun cezaevinde bulunduğunun tespiti üzerine mahkemece 17.10.2014 tarihinde gönderilen gerekçeli karara karşı suça sürüklenen çocuğun 7 gün içerisinde temyiz talebinde bulunduğu ve 23.10.2014 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu ve suça sürüklenen çocuk …’un yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün, MERNİS adresinde yengesi Sema imzasına tebliğ edildiğinin belirtildiği, ancak tebligatı alan kişinin soyisminin tebligat şerhinde belirtilmediği gibi, tebligatı almaya ehil olup olmadığı hususunun da 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 22 ve 23/5. maddelerine aykırı olarak tebliğ mazbatasında açıklanmadığı, bu nedenle usulüne uygun tebliğ işleminden söz edilemeyeceğinin anlaşılması temyiz istemlerinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Yaşları sebebiyle evrakı tefrik edilen ve Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2011/10429 soruşturma numarasına kayıtlı şüpheliler hakkında kamu davası açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise yargılamanın akıbeti araştırılıp, söz konusu dosya ile birleştirilmesi gerekip gerekmediği değerlendirilerek mümkün ise birleştirilmesi, aksi halde bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örnekleri dosya arasına alınarak kanıtlar bir bütün halinde değerlendirilmek ve müşteki tarafından olay yerinde yakalanan ,ancak haklarında soruşturma yapılmayan …’ın tanık olarak dinlenilmesinden sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Müşteki…’in mahkemece alınan beyanında olay günü aracının kapılarının kapalı, ancak kilitli olmadığını, camlarının da açık olduğunu beyan etmiş olması karşısında eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde düzenlenen basit hırsızlık suçuna uyduğu gözetilmeksizin, suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK’nın 142/1-e maddesi ile hüküm kurulması,
3-Eylemin TCK’nın 141. maddesinde düzenlenen basit hırsızlık suçuna uyduğu ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii ile suça sürüklenen çocuk …’nın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 31.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.