Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/6877 E. 2016/9266 K. 21.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6877
KARAR NO : 2016/9266
KARAR TARİHİ : 21.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükmedilen cezaların türü ve ayrı ayrı süresi itibarıyla sanık … tarafından yapılan duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanıklar hakkında atılı suçlardan kurulan hükümlerde TCK’nın 53. maddesinin uygulanması sırasında, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilerek karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bu yönde eleştiri getiren tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
T.C. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasa’nın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanıklara atılı bulunan TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde yazılı suçun zorunlu müdafii atanmasını gerektirir suçlardan olması nedeniyle kovuşturma aşamasında baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii ücreti ile 5271 sayılı CMK’nın 101/3. maddesi uyarınca tutuklanma talebi ile sorgusu yapılan sanıkların savunmalarını yapmak üzere baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii ücretinin sanıklardan tahsiline dair yazılı şekilde karar verilmesi, bakiye kalan ve sanıkların sarfına neden oldukları 9,00 TL davetiye giderinin ise 6352 sayılı Yasa’nın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … ile müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından zorunlu müdafii giderleri ile ilgili bölüm çıkarılarak yerine “bu dava sebebiyle yapılan ve sanıkların sarfına neden oldukları toplamda 9,00 TL davetiye giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine” ibaresi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.