Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/7020 E. 2017/15852 K. 13.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7020
KARAR NO : 2017/15852
KARAR TARİHİ : 13.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçuna yönelik kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Doğrudan tayin edilen adli para cezasının miktarı itibarıyla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve 14.04.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a 6217 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi olanaklı bulunmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz nedenlerinin reddine ilişkin 15.02.2016 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun bulunduğundan, yerel mahkemenin temyizin reddine ilişkin kararının ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçuna yönelik kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 26.03.2012 tarihinde kesinleştiği, ihbara konu 3 yıllık deneme süresi içerisinde 03.11.2013 tarihinde işlediği Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.06.2015 tarih, 2014/453 Esas ve 2015/862 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetinin, TCK’nın 86/2 maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 86/2 maddesinde tanımı yapılan kasten yaralama suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, kasten yaralama suçu yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, suça sürüklenen çocuğun denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 13.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.