Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/8473 E. 2016/10361 K. 06.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8473
KARAR NO : 2016/10361
KARAR TARİHİ : 06.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında mala zarar verme, hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal; suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
1)Sanık …’a yüklenen 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2)29.12.2015 tarihli karar oturumunda cezaevinde olduğu belirtilen ve UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre de, karar tarihinde … E tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunduğu anlaşılan sanık …’ın, duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmaksızın ve tahliye edilip edilmediği araştırılmaksızın karar oturumunda hazır bulundurulmayarak yokluğunda hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 193/1. ve 196/5. maddelerine aykırı davranılması, böylece savunma hakkının kısıtlanması,
3)Sanık vasisinin 11.01.2016 tarihli dilekçesinde, oğlunun hasta ve zeka özürlü olduğunu belirttiğinin anlaşılması karşısında, sanık …’ın 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi uyarınca suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
4) 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk …’in mahkûm edildiği bir yıldan daha az süreli hapis cezasının, aynı Yasa’nın 50/1. fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii ile sanık … ve sanık vasisinin temyiz nedenleri ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanık … açısından diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 06.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.