Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/8847 E. 2017/2696 K. 07.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8847
KARAR NO : 2017/2696
KARAR TARİHİ : 07.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; katılan …’ın su kuyusunun üzerinde monteli kapağının sökülmesi eyleminin TCK’nın 142/1-e maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından uzlaşma kapsamı dışına çıkaracağı gözetilip sanıklar hakkında uzlaşma hükümleri uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre;katılan …’a yönelik suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılan …’na yönelik eylemde, suça konu monteli demir malzemeden yapılma su kuyusu kapağının, adet ve kullanım gereği açıkta bırakılan eşya konumunda olduğunun anlaşılması karşısında, eylemin TCK’nın 142/1-e maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Sanıkların mağdur ve katılandan çaldıkları eşyanın toplam değerinin 67,20 TL olduğunun anlaşılması karşısında, çalınan malın değerinin az olduğu göz önüne alınarak TCK’nın 145. maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi
3-Sanık … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına dayanak yapılan mahkumiyet hükmündeki hapis cezasının infaz tarihinden itibaren 3 yıl geçtikten sonra yeni suç işlendiğinin anlaşılması karşısında, tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
4-Sanık … hakkında, T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5- Mağdur …’na yönelik suç açısından ise;
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve …’in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, mağdur …’na yönelik diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son. maddesinin gözetilmesine, 07.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.