YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9122
KARAR NO : 2016/10215
KARAR TARİHİ : 04.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısı’nın 20.04.2016 tarihli temyiz talebinin, hasren, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu görülmekle yapılan temyiz incelemesinde;
I-Sanıklar … ve … hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, sanıklar Hürkan Aslan ve … ‘ın temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK’ nun 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE,
II-Sanıklar … ve … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar … ve …’ın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanıklara atılı bulunan TCK’nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca istemlerinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … ile O yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 04.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.