Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2017/1486 E. 2017/3357 K. 22.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1486
KARAR NO : 2017/3357
KARAR TARİHİ : 22.03.2017

MAHKEME : Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2009 tarih, 2006/26 Esas ve 2009/46 Karar
HÜKÜM : Mahkumiyet
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda; 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b,62,53 maddeleri gereğince 3 yıl hapis, 116/1,119/1-c,53 maddeleri gereğince 2 yıl hapis ve 151/1,53 maddeleri gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Lapseki Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/04/2009 tarih, 2006/26 Esas ve 2009/46 Karar sayılı kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine;
Yargıtay 22. Ceza Dairesi’nin 16/05/2016 tarih,2015/ 16310 Esas ve 2016/8219 Karar sayılı kararıyla,
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; kararların nitelik, cezaların türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre, hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nin 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanık …’in temyiz isteğinin aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma; sanıklar … ve … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
Anayasa Mahkemesi’nin hüküm tarihinden sonra, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin, 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararına göre infazda gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanık … ile sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz itirazları yerinde olmadığından, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA, karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 22/02/2017 tarih ve 2017/ 5609 sayılı yazısı ile,
Lapseki Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/04/2009 tarihli ve 2006/26 Esas, 2009/46 Karar sayılı kararı ile sanık …’ın hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’ nın142/1-b,53/1,58 maddeleri gereğince 3 yıl, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan TCK’nun 116/1, 119/1-c, 53/1,58. maddeleri gereğince 2 yıl, mala zarar verme suçundan TCK’ nın 151/1,53/1,58. maddeleri gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiş, karar sanık tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Yüksek Yargıtay 22. Ceza Dairesi’nin 16/05/2016 gün ve 2015/16310 Esas, 2016/8219 Karar sayılı ilamı ile “Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, karar verilmiştir.
Sanık … mükerrerliğine esas olarak Bandırma Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2004/133 Esas 2004/159 Karar sayılı 20.02.2004 tarihli kararıyla 765 S. TCK.nın 426. maddesi uyarınca sonuç olarak 6.814.335.000 TL. Ağır Para Cezası ile cezalandırıldığı kararın esas alındığı, bu kararın ise ceza kararnamesi olduğu, mahkumiyetinin ceza kararnamesi ile verilmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmediği,
SONUÇ VE İSTEM : Yüksek 22.Ceza Dairesinin,Lapseki Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/04/2009 tarihli ve 2006/26 Esas, 2009/46 Karar sayılı kararına ilişkin 16/05/2016 gün ve 2015/16310 Esas, 2016/8219 Karar sayılı Onama kararı kaldırılarak, 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, mahkeme kararının hüküm fıkrasındaki “sanığın Bandırma Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2004/133 Esas, 2004/159 Karar sayılı 20/02/2004 tarihli mahkumiyet kararın gereğince TCK’nın 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesinin karardan çıkarılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, itirazın Dairece yerinde görülmemesi halinde dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi,
İtirazen arz ve talep olunur. isteminde bulunulması üzerine dosya dairemize gönderilmekle incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü,
İTİRAZIN KAPSAMI:
Sanık hakkında, TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınan Bandırma Sulh Ceza Mahkemesi’nin 20.02.2004 tarih, 2004/133 Esas ve 2004/159 Karar sayılı ilamıyla 765 sayılı TCK’nın 426. maddesi uyarınca ceza kararnamesi ile verilen sonuç 681.4335.000 -TL ağır para cezasının kesin hüküm olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı belirtilerek sanık … hakkındaki onama kararının kaldırılarak hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA ilişkindir,
KARAR:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçesi yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3.fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Yargıtay 22. Ceza Dairesi’nin 16/05/2016 tarih, 2015/ 16310 Esas ve 2016/8219 Karar sayılı kararının sanık … ile ilgili kısımlarının itiraz nedeniyle sınırlı KALDIRILMASINA,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık .
tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına esas alındığı belirtilen Bandırma Sulh Ceza Mahkemesinin 20.02.2004 tarih, 2004/133 Esas ve 2004/159 Karar sayılı hükümlülüğünün ceza kararnamesiyle 765 sayılı TCK’nın 426. maddesine göre 6814.335.000 TL ağır para cezasına ilişkin olup ve 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nun 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte ve temyize tabi olmaması sebebiyle tekerrüre esas olmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,itiraz bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında TCK’nın 58. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümlerin hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.