Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2017/2280 E. 2017/9216 K. 11.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2280
KARAR NO : 2017/9216
KARAR TARİHİ : 11.07.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdurun olayın 20.00 sıralarında gerçekleştiğine dair beyanı ve olay günü güneşin batış saatinin 16.43 olduğunu anlaşılması karşısında; TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Mağdur …’nın 17.04.2015 havale tarihli dilekçesi ile zararının 01.12.2013 tarihinde, soruşturma aşamasında sanıklar tarafından giderildiğine ilişkin beyanı karşısında sanıklar hakkında TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca yapılacak indirim oranının 1/2’den fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4-Sanıkların adli sicil kaydındaki tekerrüre esas alınabilecek nitelikteki ilamlarının TCK’nın 141/1.maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. Fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2.maddesi uyarınca “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usulü göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilip haklarında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 11.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.