YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2548
KARAR NO : 2017/8148
KARAR TARİHİ : 19.06.2017
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 35/2, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2014 tarih, 2013/484 Esas ve 2014/173 Karar sayılı kararının infazı sırasında, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi sebebiyle dosyanın ele alınarak, aynı Kanun’un 141/1, 35/2, 31/3, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı mahkemenin 11/06/2015 tarih, 2015/303 Esas ve 2015/488 Karar sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklik nedeni ile infazda tereddüt hasıl olduğundan değerlendirme yapılması talebi üzerine, anılan suçta ceza miktarı yönünden bir değişiklik yapılmadığı ve uyarlama yargılaması gerektirecek bir durum olmadığından bahisle talebin reddine ilişkin aynı mahkemenin 15/12/2016 tarihli ve aynı sayılı ek kararına yönelik yapılan itirazın reddine dair mercii Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/01/2017 tarihli ve 2017/38 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18/03/2017 gün ve 94660652-105-07-1297-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/03/2017 gün ve 2017/19284 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararın kesinleşmesinden sonra, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinde değişiklik yapıldığı ve uzlaştırmanın etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar bakımından da uygulanabilir hale geldiği, yine aynı Kanun’un “Mahkeme tarafından uzlaştırma” başlıklı 254. maddesinin; “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. ” şeklinde olması karşısında, daha önce uzlaştırma işlemine tabi olmayan sanığın işlediği hırsızlık suçu bakımından uzlaştırma işlemi yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarih, 2007/4-200 Esas ve 2007/219 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesindeki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; hükmün infazının durdurularak, 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, mercii Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/01/2017 tarihli ve 2017/38 değişik iş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
Aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 19/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.