YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2924
KARAR NO : 2017/8800
KARAR TARİHİ : 04.07.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hırsızlık suçundan yapılan yargılama sonucunda; sanık …’ün 5237 sayılı TCK’nın 141/1, 143, 168/1-4, 62, 53. maddeleri gereğince 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin Yahyalı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26/10/2011 tarih, 2011/122 Esas ve 2011/187 Karar sayılı kararının sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine;
Yargıtay 17. Ceza Dairesi’nin 03/03/2016 tarih, 2015/10548 Esas ve 2016/2821 Karar sayılı kararıyla,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık …’ün adli sicil kaydında bulunan Yeşilhisar Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/106 Esas ve 2009/102 Karar sayılı 02.12.2009 kesinleşme tarihli ilamın tekerrüre esas olmasına rağmen sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
1-Sanığın hırsızlık suçunu tamamladıktan sonra fakat bu nedenle hakkında kovuşturmaya başlanmadan önce motosikletin yerini kolluk kuvvetlerine gösterdiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasa’nın 168/1-4 maddeleri uyarınca, tayin edilen cezadan 1/2’den daha fazla indirim yapılması gerekirken 1/2 indirim oranında yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2- Mahkece 1 no’lu hüküm fıkrasında temel ceza belirlenirken çelişkiye düşülmesi,
3-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ün temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 03.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.
Bozma üzerine yeniden yapılan yargılamada , mahkeme 30/11/2016 tarihli kararı ile;
Yargıtay’in 1 numaralı bendinde belirttiği “5237 sayılı yasanın 168/1-4 maddesi uyarınca tayin edilen cezanın cezadan 1/2’den fazla indirim yapılması gerekirken 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle, sanık hakkında fazla ceza tayini” hükmü yerinde görülmediğinden ısrar edilmesine diğer numaralı bendler uyarınca bozma kararına uyulmasına, karar verildiği, gerekçeli kararında ise,
“Sanığın, mağdura ait çalınmasına engel olacak hiçbir kilit veya koruması bulunmayan ve üzerinde kontak anahtarı bırakılmış park halindeki motorsikleti bulunduğu yerden çalmak suretiyle “hırsızlık” suçunu işlediği sabit olmakla; çalmış olduğu motorsikletin ekonomik değerinin fazlalığı ve benzer suçları işleme konusundaki kastının yoğunluğu nazara alınarak alt hadden ayrılmak suretiyle eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesi gereğince cezalandırılmasına, sanığın da belirttiği üzere suçun, saat 00:00’ı geçtikten sonra işlenmiş olması, suç tarihi olan 20/09/2011 tarihinde, Yahyalı’da güneşin saat 06:21’de doğduğu ve TCK’nın 6/1-e maddesindeki gece tanımına göre de güneşin doğmasından bir saat öncesine kadar ceza kanunu anlamında gece sayıldığından, sanığın hırsızlık suçunu gece vakti sayılan bir zaman dilimi içerisinde işlediği gerekçesiyle cezasında TCK’nın 143/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında arttırım yapılmasına, sehven yanlış yazılan kısa karar Yargıtay Bozma İlamı doğrultusunda düzeltilmiştir.
Buna karşılık sanık yakalandıktan hemen sonra, suça konu motorsikleti sakladığı yeri kolluk güçlerine rızasıyla göstererek motorsikletin sahibi olan mağdura iadesini sağladığı, ancak bir kısım parçaları eksik veya kırılmış olarak motorsikletin mağdura teslim edilmiş olması nedeniyle bu şekilde motorsikletinin kendisine teslim edilmesine rızasının bulunup bulunmadığı mağdura mahkememiz huzurunda sorulduğunda, kısmi olarak da olsa zararının giderilmesine rızasının bulunduğunu beyan etmekle; sanık, hakkında kovuşturma başlamadan önce, mağdurun zararını kısmen de olsa giderdiği ve mağdurun buna rıza gösterdiği de dikkate alınarak TCK’nın 168/1-4. maddesi gereğince takdiren ve oluşa göre, sanığın cezasından 1/2 oranında indirim yapılmıştır. Her ne kadar Yargıtay Bozma ilamında daha fazla indirim yapılması gerektiğini söylemiş olsa da sanığın, müştekinin zararını tamamen gidermediği, sadece motosikleti iade ettiği, ancak motosikletin bir kısım parçaları eksik veya kırılmış olarak iade edildiği anlaşıldığından eski kararda direnilerek Yargıtay Bozma İlamının bu hükümle ilgili fıkrasına uyulmamıştır. Ayrıca, sanığın işlediği suç sonrasındaki “ikrara” dayalı savunmaları ile yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarının olumlu ve uyumlu bulunması sanık lehine takdiri indirim sebepleri olarak kabul edilerek, TCK’nın 62/1 maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılmasına, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin de TCK’nın 63. maddesi gereğince mahsubuna,
Ancak, sanığa “gece vakti hırsızlık” suçundan neticeten verilen 11 ay 20 günlük hapis cezası yönünden, sanığın, adli sicil kaydında, beş yıllık denetim süresine tabi tutulmak suretiyle açıklanması geri bırakılmış bir hükmün bulunması, dolayısıyla bu durum suç işlemeye eğilimli kişiliğini gösterdiği gibi, benzer suçları işlemeye devam ediyor oluşu tekrar suç işlemeyeceği yönünde mahkememizce olumlu bir kanaatin oluşmaması gerekçeleri ile sanık hakkında neticeten hükmedilen hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 51/1 maddesi uyarınca ertelenmesine, TCK’nın 50. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve 5728 ve 5560 sayılı Kanunlar ile Değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 5 ve 14. fıkrasında belirtilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer ve olanak olmadığına, karar vermek gerekmiştir.
Suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer fiilin diğer özellikleri, meydana gelen zararın ağırlığı, kastın yoğunluğu, suç sebepleri ve saiki, sanığın güttüğü amaç ve saiki gözetilerek taktiren TCK’nun 61’inci madde göz önünde bulundurulup sanık hakkında alt sınırdan ceza tayini cihetine gidilmiştir” şeklinde karar verilerek, Dairemizin bozma ilamı sanık hakkında TCK’nın 168/1-4 maddeleri uyarınca uygulanacak indirim oranının 1/2’den fazla olmasına yönelik olduğu halde, direnildiği ve direnmenin usul ve yasa uygun olmadığı anlaşılmakla,
Dairemizin 03/03/2016 tarih, 2015/10548 Esas ve 2016/2821 Karar sayılı bozma ilamının 1 numaralı bozma bendi yerinde olup, Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmediğinden dosyanın incelenmek üzere Yüksek Ceza Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 04.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.