YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2950
KARAR NO : 2017/9147
KARAR TARİHİ : 05.07.2017
Hırsızlık suçundan sanık …’nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/ilk, 522, 59/2. maddeleri ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddesi gereğince 675,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 6. maddesi uyarınca adli para cezasının ertelenmesine ilişkin, Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2008 tarih, 2008/454 Esas ve 2008/519 Karar sayılı kararının kesinleşmesini müteakip infazı sırasında, 6352 sayılı Kanun’un 82. maddesi ile yapılan değişiklik ile elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçunun karşılıksız yararlanma suçuna dönüştürüldüğü gerekçesiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi amacıyla başlatılan yargılama sonunda, sanığa isnad edilen eylem için öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına dair aynı Mahkemenin 15/03/2016 tarih, 2015/451 Esas ve 2016/322 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 21/04/2017 tarih ve 94660652-105-27-3884-2017-Kyb sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15/05/2017 tarih ve 2017/29308 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi:
MEZKUR İHBARNAMEDE:
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı biçimde karar verilmesine isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/4. Maddesi gereğince kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi amacıyla yapılan yargılama da dava zamanaşımı söz konusu olamayacağından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin kabulü ile Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15.03.2016 tarih, 2015/451 Esas ve 2016/322 Karar sayılı Kararının Kanun Yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getilrilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.