YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2956
KARAR NO : 2017/14379
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçuna yönelik kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçuna yönelik kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun, müştekiye ait park halindeki aracın yan sürgülü camını açarak teyp başlığı çalmaktan ibaret eyleminde aracın kilitli halde olup olmadığının müştekiden sorulmadığı gibi olay yeri inceleme veya görgü tespit tutanakları ile tespit edilmediğinin anlaşılması karşısında; müştekiden aracını kilitli halde park edip etmediği sorularak sonucuna göre olay anında araç kilitli ise eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine, kilitsiz halde ise aynı Kanunun 141/1 maddesine uyacağı gözetilmeden eksik kovuşturma ile karar verilmesi,
2-Eylemin 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesine uyduğunun anlaşılması halinde; hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6373 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK nın 253. maddesinin 1. fıkrasının b bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığını anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6373 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Suçu işlediği tarihte 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Yasa’nın 35. maddesi uyarınca işlediği eyleme ilişkin sosyal inceleme raporu alınması zorunlu olduğu halde, başka dosyadan alınan sosyal inceleme raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
4-5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi kapsamında Adli Tıp Kurumu’ndan aldırılan rapor için 120,00 TL’nin yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuğa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’nun 326/son maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının gözetilmesine, 22.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.