YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3068
KARAR NO : 2017/11380
KARAR TARİHİ : 09.10.2017
Hırsızlık suçundan sanık …’nın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/1, 62 ve 522 ile 647 sayılı Kanun’un 4. maddeleri uyarınca 440,00 TL adli para ceza ile cezalandırılması, 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince cezalarının ertelenmesine dair Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2007 tarih, 2006/434 Esas ve 2007/487 Karar sayılı kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 31/05/2010 tarih, 2009/14437 Esas ve 2010/7944 Karar sayılı ilamı ile bozulmasını takiben, adı geçen sanık hakkında anılan Mahkemenin 26/05/2011 tarih 2010/418 Esas ve 2011/343 Karar sayılı kararı ile mahkumiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına ilişkin kararını müteakip, sanığın yeniden denetim süresi içerisinde suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hakkındaki hükmün açıklanmasına, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/1, 62 ve 522. maddeleri uyarınca 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2017 tarih, 2017/44 Esas ve 2017/125 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 13/06/2017 tarih ve 94660652-105-34-4204-2017-Kyb sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28/06/2017 tarih ve 2017/39946 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi:
MEZKUR İHBARNAMEDE:
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesindeki “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” şeklinde düzenleme nazara alındığında, mahkemesince, 13/06/2007 tarihli ilk kararında, sanık hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/1, 62 ve 522 ile 647 sayılı Kanun’un 4. maddeleri uyarınca 440,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında, bu cezanın sanık için kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında deneme süresinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan yargılamada, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/1, 62 ve 522. maddeleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayanan ihbarnamenin içeriği yerinde görüldüğünden Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13/06/2007 tarih ve 2006/434 Esas, 2007/487 Karar sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca Kanun Yararına BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden neticeden verilen 1 ay 10 gün hapis cezasının kazanılmış hakkı gözetilerek 647 sayılı Yasa’nın 4. maddesi gereği hapis cezasının günlüğü takdiren 11,00 TL’den paraya çevrilerek 440 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmün diğer kısımlarının aynen infazına müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.