YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3511
KARAR NO : 2017/14028
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
Hırsızlık suçundan sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/04/2011 tarih, 2008/480 Esas ve 2011/258 Karar sayılı kararının Yargıtay 17. Ceza Dairesi’nin 27/01/2016 tarih, 2015/8545 Esas ve 2016/939 Karar karar sayılı ilamı ile onanması sonucu kesinleşmesini müteakip, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik sonucu infaza konu ilamdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin reddine dair anılan mahkemenin 09/01/2017 tarih, 2008/480 Esas ve 2011/258 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26/01/2017 tarih, 2017/95 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığının 12/09/2017 tarih ve 94660652-105-25-6758-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/09/2017 tarih ve 2017/51500 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
MEZKUR İHBARNAMEDE:
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/10/2017 tarih, 2017/4-200 Esas ve 2007/219 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesindeki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; hükmün infazının durdurularak 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Denilerek 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 12/09/2017 tarih ve 94660652-105-25-6758-2017-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar olunmuştur.
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı ve dosya içeriği ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/10/2017 tarih, 2017/4-200 Esas ve 2007/219 Karar sayılı kararına göre;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bası Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2 maddesindeki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki sınırlayıcı hüküm içermeyen düzenleme uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden hükmün infazının durdurularak 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/01/2017 tarih, 2017/95 değişik iş sayılı kararının kanun yararına BOZULMASINA, aynı Yasa’nın 309/4-b maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahal mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 15.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.