YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3748
KARAR NO : 2017/13728
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanun’un 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanun’un 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz talebinin sanık hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanmamasına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; sanık soruşturma aşamasında yakalandıktan sonra cep telefonunun üzerinde ele geçirildiği, çaldığı battaniyenin yerini söylediği, sanık refakate alınarak battaniyenin bulunduğu yere gidilerek muhafaza altına alındığı, 20.10.2016 tarihli teslim tutanağı ile çalınan battaniyenin müştekiye teslim edildiği, bu hususta müştekinin herhangi bir ihtirazi kayıt koymadığı, kovuşturma aşamasında ise müştekinin geri kalan 80,00 TL’lik zararını giderdiği, bu hususta 03.01.2017 tarihli müşteki ve sanık imzalı dilekçenin dosya içinde bulunduğu, bu dilekçe içeriğinin kısmi iadeye rıza anlamı taşıdığı, bu nedenle sanığın etkin pişmanlığının soruşturma aşamasında başlayan kısmi iade niteliğinde olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 01.03.2016 tarih, 2015-2-832 Esas ve 2016/102 Karar sayılı ilamı ile “mağdur ve katılanın zararı soruşturma aşamasında giderildiğinden ceza adaletinin sağlanması, hak ve nesafet kuralları ve TCK’nın 168. maddesinde belirtilen indirim oranları gözetilerek mahkemece sanıkların cezasının ½ oranından daha fazla olmak koşuluyla indirilmesi gerekirken, ½ oranında indirim yapılması isabetsizdir” olarak kabul edilmesi; ayrıca 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin 1. fıkrasında etkin pişmanlık nedeniyle 2/3 oranına kadar indirim yapılacağının ifade edilmesi, aynı maddenin 2. fıkrasında ise indirim oranının ½ olarak öngörüldüğünün anlaşılması karşısında, sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle ½ oranından fazla indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.