Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2017/3772 E. 2017/14092 K. 20.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3772
KARAR NO : 2017/14092
KARAR TARİHİ : 20.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
sanık … müdafii, sanık … müdafii

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I)Suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararlara karşı, aynı Yasa’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 264/1. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk müdafii ve sanık müdafiinin yasa yolu merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın bu suçlar bakımından incelenmeksizin İADESİNE,
II)Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık …’in 06/10/2017 ve 16/10/2017 tarihli “dosyamın onaylanması hakkında” konu başlıklı dilekçe içeriğinde “dosyasının onaylanmasını istediğini” beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın verdiği dilekçe ile temyizden vazgeçme iradesini ortaya koyduğundan, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, sanık … başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse tutukluluk süresi dikkate alınarak derhal TAHLİYESİ için İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
III)Sanık …’ın konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Katılanın üç katlı evinin alt katında fındık depolamak için kullandığı suça konu yerin katılan beyanı, olay yeri inceleme raporu ve fotoğraflar ile tüm dosya kapsamından evin esaslı bir unsuru ve parçası olduğunun anlaşılması karşısında konut dokunulmazlığının ihlali suçunun yasal unsurlarının oluştuğu değerlendirildiğinden tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
IV)Suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk ve sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
I-Katılanın soruşturma aşamasında 12/11/2015 tarihinde alınan ilk ifadesinde 12 adet postal çuval (bir tanesi 85 kg ağırlığında) içindeki kabuklu fındıklarının çalındığını beyan ederek 13.500,00 TL civarında zararının olduğunu, deposundan 12/11/2015 tarihinden yaklaşık 10 gün önce meydana gelen önceki hırsızlık olayında da 6 adet postal çuvalının çalındığını beyan etmesi, önceki bu hırsızlık olayı ile ilgili olarak zararının ise 510 kg kabuklu fındığın kilosu 13.20,00 TL üzerinden yapılan hesaplaması nedeniyle 6.750,00 TL civarında olduğunu beyan etmesi, 2015/1036 Esas sayılı birleşen dosya üzerinden yapılan yargılama sırasında 28/12/2015 tarihli celsede, zararının … ve … … tarafından giderildiğini bu kişilerden şikayetinin olmadığını, toplam zarar gidermedikleri için diğerlerinden şikayetinin devam ettiğini bildirmesi, 2015/1004 Esas sayılı dosyanın 14/12/2015 tarihli celsesinde yaklaşık zararının 13.500,00 TL olduğunu anlatması, 12/01/2016 tarihli celsede ise toplam zararının 23.500,00 TL olduğunu … hariç diğerlerinin zararını giderdiğini, … da zararını giderdiğini anlatması karşısında katılandan toplam zararının ne kadar olduğu ve ne kadar zararının kimler tarafından ne zaman giderildiği tereddüte yer bırakmayacak şekilde sorulduktan sonra kısmı iade durumunda katılandan TCK’nın 168. maddesindeki indirimden yaralanmasına dair rızasının olup olmadığının katılandan açıkça sorularak sonucuna göre göre suça sürüklenen çocuk ve sanık … hakkında TCK’nın 168/1 ya da 168/2. maddesine göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi;
II-Suça sürüklenen çocuk …’ın hırsızlık suçundan hükmedilen netice 2 yıl 1 ay hapis cezasının TCK 51/1-ikinci cümlede erteleme uygulanması için geçerli sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler bakımından üç yıl olarak belirlenmiş olması, suça sürüklenen çocuğun iddianame tarihi itibariyle ertelemeye engel sabıka kaydının bulunmaması, suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken de “suça sürüklenen çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması, suça sürüklenen çocuğun dosyaya yansıyan ve duruşmada mahkememizce gözlemlenen kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum davranışları ile yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaate varılmış olması” nedeniyle CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 51. maddedeki ertelemenin uygulanma imkanı varken yetersiz ve eksik gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında yasal unsurları oluşmadığından hakkında TCK’nın 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek hükümler arasında çelişki oluşturulması,
III-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan iddanamenin 04/12/2015 tarihinde hazırlanmış olması, katılanın iddianamenin düzenlendiği tarihten sonraki bir tarih olan 08/12/2015 tarihinde mahkemeye dilekçe vererek suça sürüklenen çocuk ve babası Bayram Karakaş tarafından zararlarının karşılandığını, suça sürüklenen çocuk …’tan davacı ve şikayetçi olmadığını beyan etmesi, davaya konu iddianamenin ise 13/12/2015 tarihinde kabul edilmesi karşısında iadenin soruşturma aşamasında gerçekleştiğinin kabulü ile 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi ile 1/2 oranından daha fazla cezadan indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, kovuşturma aşamasında yapıldığı kabul edilerek yazılı şekilde ceza tayini,
IV-Sanık … hakkında T.C. Anayasa Mahkemesi’nin TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar saylı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık … bozma nedeni ve tutukluluk süresi karısında başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal TAHLİYESİ için Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 20/11/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.