YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3868
KARAR NO : 2017/13979
KARAR TARİHİ : 16.11.2017
Hırsızlığa teşebbüs suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 35/1-2, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca iki kez 4 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 50/1-f. maddesi gereğince kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine çevrilmesine dair istanbul 2. Çocuk Mahkemesi’nin 04/02/2014 tarih, 2013/509 Esas ve 2014/43 sayılı kararının Yargıtay 17. Ceza Dairesi’nin 25/10/2016 tarih, 2015/18256 Esas ve 2016/11018 Karar sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuğun iki kez 3 ay 10 gün hapis cezası süresince kamuya yararlı işte çalışmasına şeklinde düzeltilerek onanarak kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun yükümlülüklerine uymadığı gerekçesiye iki kez 3 ay 10 gün hapis cezasının aynen infazına ilişkin İstanbul 2. Çocuk Mahkemesi’nin 21/05/2017 tarih, 2013/509 Esas ve 2014/43 sayılı ek kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı’nca verilen 26/09/2017 tarih ve 94660652-105-34-7999-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06/10/2017 tarih ve 2017/56104 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
MEZKUR İHBARNAMEDE:
Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen iki kez 3 ay 10 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50/1-f maddesi uyarınca kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine çevrildiği ancak suça sürüklenen çocuğun bu tedbire uymaması üzerine hakkındaki mahkumiyet hükmünün iki kez 3 ay 10 gün hapis cezası olarak infazına karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesine göre, fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunlu olup, hapsin aynen infazının mümkün olmadığının gözetilmemesinde,
İsabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
DOSYA İNCELENEREK GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin 3. fıkrasında, daha önce hapis cezası ile mahkum edilmemiş olan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilip, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesinde “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin 6. fıkrasında, seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemelerden, yasa koyucunun kısa süreli hapis cezalarının, yaşı küçük sanıklar yönünden hapis olarak infaz edilmesinin önüne geçilmesini amaçladığı anlaşılmakta olup, 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına çevrilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden istemin kabulü ile İstanbul 2. Çocuk Mahkemesi’nin 21/05/2017 tarih, 2013/509 Esas ve 2014/43 sayılı ek kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 16/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.