YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3880
KARAR NO : 2017/15268
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Müştekinin babası olan tanık …’ın soruşturma aşamasındaki ifadesinde, 03.04.2006 günü saat 11:30’da müştekiye ait olan iş yerinde kendisinin bulunduğu sırada, eşkal bilgilerini verdiği iki erkek şahsın iş yerine gelerek ütü ve ütü masası sorduklarını, bu şahıslardan birinin kendisiyle birlikte dükkanın arka tarafına geldiğini, diğer şahsın dükkanın ön bölümünde kaldığını, kendisiyle gelen şahsın ürünlerin fiyatını sorduğunu, kendisinin fiyatları bilmediğinden şahıslara daha sonra gelerek oğlu olan müştekiye ürünlerin fiyat bilgilerini sormaları gerektiğini söylediğini, bu şahısların iki kez daha dükkana geldiklerini, oğlunun gelmemesinden ötürü şahısları geri gönderdiğini, oğlu olan müştekinin iş yerinde yaptığı kontrolde 1 adet Goldmaster marka 750000 CI model ve 1 adet Teknosat marka 197000 CACI model dijital uydu alıcılarının yerinde olmadığını fark ettiğini, bunun üzerine dükkana gelen şahısların hırsızlık yapmış olabilecekleri düşüncesiyle kolluk kuvvetlerine başvurduğunu beyan ettiği, 03.04.2006 tarihli fotoğraf teşhis tutanağında, hırsızlığı gerçekleştirdiği iddia olunan şahısların tespiti amacıyla tanık …’a gösterilen sabıkalılar albümünden tanığın … isimli şahsı teşhis ettiği, 03.04.2006 tarihli kolluk tutanağında ise, …’nin yakalanması amacıyla şahsın irtibat numarası telefonla arandığında telefona çıkan ve kendisini …’nin abisi olarak tanıtan …’nin görevlilere ”kardeşinin 2-2,5 yıldır cezaevinde olduğunu” söylemesi üzerine, konuyla ilgili olarak tutanak tutulması amacıyla karakola gelen …’yi gören tanık …’ın kolluk görevlilerine ”beni oyalayan şahıs budur” demesi üzerine sanık …’nin yakalandığı, sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında, müştekiye ait dükkana gitmediğini ve hırsızlık yapmadığını beyan ettiği olayda; tanık …’ın oğlu olan müştekiye ait iş yerinden gerçekleştirildiği iddia olunan hırsızlık olayına ilişkin görgüye dayalı bir bilgisinin bulunmadığı, 03.04.2006 tarihli fotoğraf teşhis tutanağında tanık …’ın … isimli şahsın dükkanına gelen şahıslardan birisi olduğunu teşhis etmesine rağmen, daha sonra karakola gelen …’nin dükkanına gelen şahıslardan biri olduğunu ifade ettiği, sanığın tüm aşamalarda suçunu kabul etmediği, olay yerini gösteren kamera kaydı ya da başka bir delilin olduğuna dair dosyada bir bilginin bulunmadığı göz önüne alındığında, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde, beraati yerine hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- Sanığın müştekiye ait iş yerinden 2 adet dijital uydu alıcısı çalındığı kabul edilmesine rağmen, sanık hakkında suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçu yerine TCK’nın 141/1 maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayini,
3- T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi yönünden 5271 sayılı CMK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 05/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.