YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3944
KARAR NO : 2017/15284
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
TCK 163/3. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçları hakkında denetim ve işlem yapan elektrik, su, doğalgaz idarelerinde çalışan kamu görevlileri, görevleri sırasında, karşılıksız yararlanma olarak nitelenebilecek usulsüz bir kullanımı tesbit ettiklerinde bu eylemin ceza soruşturmasını gerektirebileceğini dikkate alarak bir yandan elektrik, su, doğalgazın sayaçtan geçirilip geçirilmediği, sayaçtan geçiyorsa sayacın doğru ölçüm yapmasına müdahale edilip edilmediği, kısmen veya tamamen geçirilmiyorsa tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek hangi yöntemlerin, bu amaçla hangi cihaz ve malzemelerin kullanıldığı, bu tesbitlerin ne tür incelemelere dayandığı vb. tüm ayrıntıları içeren bir suç tutanağının düzenlenmesi, bir yandan da CMK 158. maddesi gereğince hemen en yakın adli kolluk birimine veya Cumhuriyet Başsavcılığı’na durumun bildirilmesi ve adli kolluk görevlilerinin de olay yerine hemen intikali ile CMK 160, 161. maddeleri gereği Cumhuriyet Savcısı’nın emirleri çerçevesinde suçun sübut ve niteliğine yönelik delil toplama görevini yapmalıdır.
Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından da suç tutanağı içeriğine göre şüphelinin işyeri, konut veya arazideki elektrik, su, doğalgaz kullanımını gerektiren tüketim ihtiyacının veya kurulu gücün varsa tüketim föyleride getirtilmek suretiyle tesbiti ile teknik açıdan bu tüketim ihtiyacı veya kurulu gücün gereği kullanım miktarının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi, bu miktarın sayaçtan geçirilerek kullanım halinde sayaç üzerindeki endeks ile de kıyaslanarak karşılıksız yararlanma suçunun kabulünü gerektirecek önemli bir farkın, orantısızlığın olup olmadığının, uğranılan vergili ve cezasız zarar miktarının tesbiti amacıyla CMK 83, 162 maddelerine istinaden Sulh Ceza Hakimliğinden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması için talepte bulunulması, Sulh Ceza Hakimliğince gecikmesinde sakınca bulunduğu yolunda karar verildiği taktirde Cumhuriyet Savcısı tarafından keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosya içeriğindeki delillere göre karşılıksız yararlanma suçunun oluştuğu kanatine varıldığı takdirde şüphelinin TCK’nın 168/5. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilmesi, bu hususun bir dava şartı olduğu ve CMK’nın 174, 223/8. maddeleri gereğince işlem ifasına da yol açabileceği değerlendirilerek Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheliye belirlenen vergili ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usulünce bildirilip, makul bir süre tanınması, soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmini halinde KYOK verilmesi, tamamen tazmin edilmemesi halinde dava açılması gerekmektedir. Bu nedenlerle; bu hususta eksikler olmasına rağmen iddianame mahkemece kabul edilmişse CMK 223/8 hükmü karşısında eksikliklerin mahkemece tamamlanması gerekecektir.
Sanık hakkında;
Kurumca sayacın sökülüp hangi koşullarda muhafaza edildiği bilinmeyen bir ortamda ve kendi personeli olan görevlilerce delil tespiti niteliğindeki incelemenin yapılıp sayaç ayar raporu ve bu rapora istinaden kaçak elektrik kullanma tutanağının düzenlenmesi ve sanığın bu raporu kabul etmemesi sebebiyle; CGK’nın 16/05/2006 tarih, 2006/7-137 Esas ve 142 Karar ile 13/06/2006 tarih, 2006/7-160 Esas ve 161 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, suça konu gerçek kullanım miktarını belirlemek amacıyla; KET’na konu yerde ne zamandan beri çalışıldığı, kaçak ya da usulsüz kullanımın ne zaman başladığının gerekirse komşu, mülk sahibi gibi tanıklara da sorulması, kolluk araştırması, ticaret sicili, vergi kayıtları, sabit-cep telefonu abonelik ve adresleri gibi araştırmalar ile kesin olarak saptanması; sanık halen suça konu yerde; çalışıyor ise ise mahallinde keşif yapılıp elektrikle çalıştırılan cihazlardan hareketle tesbit edilecek kurulu güce göre, çalışmıyor ise; yazılmışsa KET’daki kurulu güce,tesbit tutanağında belirtilen devreden geçen anlık akım miktarına, yazılmamış ise ihtilafsız aynı dönemdeki tüketim miktarına,aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerine veya projesinde belirtilen güce, ortalama çalışma saatlerine göre, suç tarihine kadar tüketilmesi gereken elektrik miktarının ve vergiler dahil cezasız usulsüz elektrik kullanım bedelinin, mümkünse sayacın tarafsız bilirkişi tarafından incelenmesi sağlanarak sayaçta tespit edilecek arızanın sanık tarafından meydana getirilip getirilemeyeceği, bu arızanın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek etkide olup olmadığı hususlarında da ek rapor aldırılarak; alınacak ek bilirkişi raporu ile sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek bir eyleminin olmadığı, sayaçtaki arızanın sanık tarafından meydana getirilmesinin mümkün olmadığının, karşılıksız yararlanma kastıyla hareket etmediğinin tesbiti halinde beraat kararı verilmesi gerekeceği, alınan ek bilirkişi raporu ile sayaçtaki arızanın sanık tarafından meydana getirilebilecek nitelikte bir arıza olduğunun ve sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyerek karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tesbiti halinde; kurum zararının soruşturma aşamasında ödenmesi halinde TCK’nın 168/5. fıkrası gereğince KYOK verilmesi gerekli olduğu, bu konuda soruşturma aşamasında yapılması gerekip yapılmayan usulü işlemlerin kovuşturma aşamasında tamamlanması sebebiyle bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının, varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip, verilecek makul sürede ödenmesi halinde etkin pişmanlıktan faydalanabileceği ve TCK 168/5. fıkrası, CMK 223/8. fıkrası uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediği için, suç tarihine göre düşme kararı verileceği ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı tebliğ ve ihtar edilip yüze karşı ise talep etmesi halinde tebligat yapılıyorsa her halde makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği halde eksik kovuşturma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Suça konu sayacın ne zaman ve niçin söküldüğüne ilişkin belgenin onaylı veya aslı dosya arasına alınmadan ve suç tarihin sayacın söküldüğü tarih olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanak tarihinin yazılmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 05.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.