Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2017/526 E. 2017/11954 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/526
KARAR NO : 2017/11954
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı CMK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmü katılan olarak da temyize hakkı bulunduğu belirlenen müşteki… Genel Müdürlüğü vekilinin 19.12.2016 tarihli dilekçesiyle katılmayı talep ettiğinin anlaşılması karşısında; katılma talebi ile ilgili karar verilmesi gerektiği halde, bu yönde karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi gereğince suçtan zarar gören müşteki kurumun davaya katılmasına karar verilerek katılan … vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
I-5237 sayılı TCK’nın 168/5 maddesinde; ”Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz.” düzenlemesinin getirildiği; bahsedilen zararın ise keşif yapılarak kurulu gücün tespiti ve buna göre kullanılması muhtemel enerjiye göre bilirkişi tarafından hesaplanacak vergili ve cezasız miktar olduğu, kanun koyucunun amacı doğrultusunda, sanığa soruşturma aşamasında bu yöntemle belirlenecek zararın miktarı, ödeme yeri ve süresi bildirildiği takdirde suça konu bedeli soruşturma aşamasında da ödeyebileceği anlaşılmakla; ihtarın soruşturma aşamasında sanığa yapılmadığı gözetildiğinde kurum zararını gideren sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
II-5237 sayılı TCK’nın 168/5. maddesi ve 6352 sayılı Yasa’nın 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 6. maddesine eklenen 2. fıkrası uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydı işlemlerinin mahkemesince yerine getirilmesinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu konuda karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 168/5. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne mahkemesince GÖNDERİLMESİNE, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.