YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5884
KARAR NO : 2019/2069
KARAR TARİHİ : 20.02.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanıklar hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1)Sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık …’in yokluğunda 03/12/2014 tarihinde verilen ve 29/12/2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı CMUK’nun 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 06.01.2015 tarihinde temyiz eden sanık …’in temyiz isteminin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2)Sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
1-Sanık …’in yüklenen suçları işlediğine dair katılanların soruşturma aşamasında ki sonradan vazgeçtikleri soyut beyanları dışında, başkaca delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanık …’in yüklenen suçlardan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de ;
2-T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK’nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Bu dava sebebiyle yapılan toplam 36,00 TL yargılama gideri açısından, suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin ”Ayrı ayrı” yerine, “Eşit şekilde” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması ve sanıkların payına düşen oranın 6352 sayılı Yasa’nın 100. maddesi ile CMK’nun 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.