Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2019/286 E. 2019/9554 K. 24.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/286
KARAR NO : 2019/9554
KARAR TARİHİ : 24.06.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Soruşturma aşamasında Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesince tek doktor tarafından düzenlenen 09/12/2013 tarihli Rapor’da, sanığın kleptomani rahatsızlığının olduğu belirtilmişse de kovuşturma aşamasında konusunun uzmanı olan Adlı Tıp 4. İhtisas Kurulundan alınan 31/10/2014 tarihli Sağlık Kurulu Raporu’nda sanığın işlediği hırsızlık suçu ile ilgili ceza sorumluluğunun tam olduğunun belirtildiği, tek doktor tarafından düzenlenen raporda da sanığın kleptamani hastası olduğu ve akli dengesinin de yerinde olduğu belirtildiğinden, raporlar arasında çelişki bulunmadığından, konusunun uzmanı İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen Sağlık Kurulu Raporu’nun hükme esas alınmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğine dair tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinden, İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/807 Esas ve 2014/29 Karar, İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/842 Esas ve 2013/634 Karar, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/779 Esas ve 2012/1089 Karar, İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/48 Esas ve 2012/2151 Karar sayılı ilamları ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek 5 yıllık denetim süresinin belirlendiği, 5 yıllık denetim süresi içerisinde sanığın kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına yönelik karar verilmesi gerekip gerekmediği mahkemelerince takdir edilmek üzere karar kesinleştiğinde kesinleşme şerhli bir örneği gönderilmek sureti ile ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerekirken bu yönde bir karar verilmemesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin yazılması gerekirken yazılmaması, mahallinde giderilebilir eksiklikler olduğundan, gerekçeli karar başlığında kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçen mağdur …’ın şikayetçi, sanık müdafiinin vekil olarak yazılmaları, mahallinde düzeltilebilir hatalar olduğundan, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre, sanık … müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden reddiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 24/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.