YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/554
KARAR NO : 2019/12037
KARAR TARİHİ : 08.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesi uygulanırken, sanığın 2. kez mükerrir olduğunun belirtilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine , toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, müştekiye parayı cüzdanına düzgün koymasına yardım edeceğini söyleyerek cüzdanını aldıktan sonra el çabukluğuyla, cüzdan içindeki paranın bir kısmını farkettirmeden almak şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK’nun 141/1. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nun 142/2-b maddesinden hüküm kurulması,
2-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nun 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 253. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3-T.C. Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 Sayılı TCK’nun 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4-Suç tarihinin gerekçeli karar başlığı altında 07.05.2014 yerine 06.05.2014 olarak yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 08.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.