YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9766
KARAR NO : 2019/13508
KARAR TARİHİ : 31.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, müştekiye ait aracı liman içerisindeki yükleme sahası park alanından, kontak anahtarı üzerinde ve kapıları kilitli olmadığı hali ile çalmaktan ibaret eylemi nedeni ile, aracın bulunduğu alanın kamu kurum veya kuruluşu yahut bina veya eklentisi niteliğinde olup olmadığının tespiti açısından gerekirse mahallinde keşif yapılarak suç vasfı belirlendikten sonra, sonucuna göre eylemin 5237 sayılı TCK 141/1, 142/1-a, 142/2-h maddelerinden hangisi kapsamında kalacağının tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken, yerinde olmayan ve eksik gerekçeyle yazılı şekilde TCK’ nun 141/1 maddesinden hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 31.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.