Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2020/10282 E. 2020/5684 K. 16.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10282
KARAR NO : 2020/5684
KARAR TARİHİ : 16.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suçun işlendiği saatin mağdurun kolluk tarafından alınan beyanına göre 18:00- 18:30 civarı olması, UYAP sisteminden yapılan kontrolde suç tarihinde güneşin batış saatinin 16:42 olması ve yaz saati uygulamasının bulunmaması nedeni ile saat 17:42 itibari ile gece sayılan zaman diliminin başladığı anlaşılmakla, sanığın eylemini gece vakti gerçekleştirmesi karşısında; tebliğnamede suçun uzlaşma kapsamına alındığından bahisle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan ukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdurun 25/11/2013 savcı havale tarihli dilekçesi ile zararının giderildiğini belirttiği ve iddianame kabul tarihinin 26/11/2013 olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında TCK’nun 168/1. maddesinin uygulanması gerekirken 168/2. maddesinin uygulanması sureti ile fazla ceza tayini,
2-Suçun işlendiği saatin mağdurun kolluk tarafından alınan beyanına göre 18:00- 18:30 civarı olması, UYAP sisteminden yapılan kontrolde suç tarihinde güneşin batış saatinin 16:42 olması ve yaz saati uygulamasının bulunmaması nedeni ile saat 17:42 itibari ile gece sayılan zaman diliminin başladığı anlaşılmakla, sanığın eylemini gece vakti gerçekleştirmiş olmasına rağmen TCK’nun 143. maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini,
3-Anayasa Mahkemesinin hükümden önce 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararları kapsamında hak yoksunluklarına ilişkin hükümlerin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 16.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.