YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12266
KARAR NO : 2020/5710
KARAR TARİHİ : 16.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hırsızlık eyleminin müştekinin sabah 07:00- 8:00 sıralarında parkta uyuduğu sırada hırsızlık olayının gerçekleştiği anlaşılmakla, ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 17/01/2017 tarih ve 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; sanığın, mağdurun uyurken elinde veya üstünde bulundurduğu cep telefonunu çalması şeklindeki eyleminin suç tarihine göre, TCK’nun 142/2-b bendinde tanımlı suçu oluşturacagı dikkate alınarak, müştekinin mahkeme huzurunda dinlenerek, telefonun çalındığı sırada telefonun nerede bulunduğu açıklığa kavuşturulması gerekirken suça sürüklenen çocuğun atılı eyleminin ne şekilde TCK’nun 141/1 kapsamında kaldığı tartışılıp açıklığa kavuşturulmadan TCK’nun 141/1 maddesi gereğince cezalandırılması,
2- Eylemin TCK’nun 141/1. maddesi kapsamında kaldığının kabul edilmesi halinde, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nun 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nun 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğunun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20/11/2018 tarih, 2016/6-986 Esas ve 2018/554 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; suçu işlediği tarihte 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Yasa’nın 35. maddesi gereğince sosyal inceleme raporu alınması gerektiği, alınmaması halinde ise gerekçesinin gösterilmesi gerektiği halde, sosyal inceleme raporu alınmaması ve alınmama gerekçesinin de yazılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk …’nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken suça sürüklenen çocuğun 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının korunmasına, 16/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Karışlaştırıldı.
Yz.İşl.Md.
M.H.