Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2020/8003 E. 2020/5500 K. 16.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8003
KARAR NO : 2020/5500
KARAR TARİHİ : 16.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, düşürülmesi

Yerel mahkemece suça sürülenen çocuklar hakkında verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Suça sürüklenen çocuk … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan verilen beraat hükmünün temyiz incelemesi neticesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedeni yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun ve de takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B-Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan verilen beraat hükümleri ile suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesi neticesinde;
1-Sanık …’ın suç tarihinde 18 yaşından büyük olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan inceleme neticesinde; suça konu bisikleti alıp, daha sonra aldıkları yere bırakma” veya “Şüpheli Fırat’ın aldıkları yere bırakacağı hususunda…anlaşma” iradesi olmadığından, somut olayda TCK’nın 146. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığından sanığın cezalandırılması yerine yazılı şekilde hatalı nitelendirme sonucu hakkında düşme kararı verilmesi, ancak hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde de zorunluluk bulunması,
2-Suça sürüklenen çocuk … Kunç hakkında; “suça konu bisikleti alıp, daha sonra aldıkları yere bırakma” veya “Şüpheli Fırat’ın aldıkları yere bırakacağı hususunda Fıratla anlaşma” iradesi olmadığından, somut olayda TCK’nın 146. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığından suça sürüklenen çocuğun cezalandırılması yerine yazılı şekilde hatalı nitelendirme sonucu hakkında düşme kararı verilmesi, ancak hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde de zorunluluk bulunması,
3-Suça sürüklenen çocuk … hakkında; hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde de zorunluluk bulunması,
4-Kabulüyle ve uygulamaya göre de; suç tarihinde 18 yaşından küçük olan ve asli sicil kaydına göre daha önce hapis cezası ile mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuğun mahkum olduğu 3 ay 10 gün hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 16.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.