Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2020/9982 E. 2020/6296 K. 24.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9982
KARAR NO : 2020/6296
KARAR TARİHİ : 24.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-)Oluşa ve dosya içeriğine göre, dosya içerisinde yer alan 13/05/2015 tarihli yakalama, geçici muhafaza altına alma ve teslim tutanağına göre, 09/05/2015 günü mağdurların çalınan bisikletlerinin kolluğun 13/05/2015 tarihinde yapmış olduğu araştırma neticesinde otogar bahçesinde çalınan bisikletlerden birinin eşgaline uygun bisikletin suça sürüklenen çocuk tarafından kullanıldığının görülmesi üzerine, suça sürüklenen çocuğun bisiklet ile birlikte durdurulup çalınan bisiklet olduğunun tespit edildiği, suça sürüklenen çocuğun da söz konusu bisikletleri arkadaşı ile beraber çaldıklarını savunduğu anlaşılmakla, bisikletin hırsızlık olayından dört gün sonra kolluğun takibi sonucu yakalama yapılması sonucu bulunması şeklinde gerçekleşen olayda; suça sürüklenen çocuğun çaldığı bisikletleri bir süre kullandıktan sonra tekrar müştekilerin zilyetliğine geçirme iradesi olmadığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 146/1. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediği eylemin uzlaşmaya tabi olan TCK 141/1 maddesinde düzenlenen suça uyduğu gözetilmeden, müştekilere yönelik eylemlerden dolayı ayrı ayrı düşme kararı verilmesi,
2)Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nun 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nun 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre her iki mağdur için ayrı ayrı uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 24/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.