Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2005/13464 E. 2006/5305 K. 12.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/13464
KARAR NO : 2006/5305
KARAR TARİHİ : 12.06.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar … … ve arkadaşları ile … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Kadastro sırasında 665 parsel sayılı 7101.27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, satınalma kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … … adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacılar … tapu ve vergi kaydı ile mahkeme ilamlarına dayanarak dava açmıştır. … ve arkadaşları aynı nedenle davaya katılmışlardır. Mahkemece davacıların bir kısım katılanların davasının 3402 sayılı yasanın 36.HUMK.nun 163. maddesi uyarınca reddine dava konusu parselin davalı adına tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm davacılar … … ve arkadaşları ile … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Katılan … adına temyiz giderlerinin yatırılması hususunu içerin muhtıranın usulüne uygun biçimde tebliğ edildiğine dair dosyada bilgi ve belgeye rastlanılmaması ve de tebliğ tarihinin kayıtlardan çıkarılamaması karşasında adı geçenin temyiz itirazının kabulü ile temyiz isteminin reddine dair yerel mahkemenin 17.12.2003 tarih 1991/386-2003/352 sayılı kararlarının bozularak ortadan kaldırılıp işin esasının incelenmesine karar verildi. Dosya incelendi;
2-Davacıların …ve arkadaşları ile katılan …’nun temyiz itirazlarına gelince;

Mahkemece hüküm yerinde yazılı gerekçelere ve de usulün 163 maddesi ile 3402 S.K.Y.nın 36 maddelerine dayanılarak davanın reddi yoluna gidilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Kadastro sırasında taşınmaz irsen intikal, taksim ve satın alma ve zilyetliğe dayalı olarak davalı adına tespit edilmiş, davacı ve katılanlar tapu kaydına dayanarak iptal ve tescil isteğiyle dava açmıştır. Karar yerinde sözü edilen kadastro mahkemesinin 1996/11 sayılı dosyasının tarafları arasında davanın adı geçmemektedir. Başka bir anlatımla davalı söz konusu dosyada taraf değildir. Hal böyle olunca anılan dosyada yapılan kayıt uygulamasının davalı yönünden bağlayıcılığı yoktur. Dava, yerinde yapılacak keşif ve uygulamayla sonuçlandırılabilecek bir nitelik arzetmektedir. Kayıtların sahibi lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil edeceği kuşkusuzdur. Bu nedenle dayanak kayıtların uygulanıp aidiyet ve kapsamlarının kesin olarak saptanması gerekir. Açıklanan nedenlerle davada davasını kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa düşmektedir. Diğer taraftan davalı taraf savunmasında satın almaya dayanarak satış senedi olduğunu ve aynı zamanda taşınmazlar zilyet bulunduğunu ileri sürmüştür. Hal böyle olunca davacıya da dinleteceği şahitlerin listesini ibraz etmesi için olanak tanınması gerekir. Ayrıca, isimleri belirlenen yerel bilirkişiye keşif gün ve saatini bildirir tebligatta yapılmamıştır. Usul yasasında gerek tanıkların ve gerekse yerel bilirkişilerin taraflarca mahallinde hazır bulundurulacağına dair bir hükme yer verilmediğinden gerek tanıklar ve gerekse bilirkişiler adına keşif gün ve saatini içerir meşruatlı davetiye çıkarılması zorunludur. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında davalı taraftan dinletecekleri tanıkların listesini ibraz etmesi istenip, istek halinde aynı olanak davacı tarafa da tanındıktan sonra usulüne uygun biçimde bilirkişi ve tanıklara keşif gün ve saatini içerir meşruatlı tebligat yapılıp ona göre yerinde keşif icra edildikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken bu yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacılar … ve arkadaşları ile katılan …’nun temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 12.6.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.