Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/5426 E. 2007/316 K. 08.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5426
KARAR NO : 2007/316
KARAR TARİHİ : 08.02.2007

C.Savcılığı No :2006/258079

-K A R A R-

Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda; 10 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İSTANBUL 5. İcra Ceza Mahkemesinden verilen 17/11/2003 gün ve 2371 esas 6873 karar sayılı hükmünün infazı sırasında 5349 sayılı kanunla değişik, 5252 sayılı Kanun’un 7. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddeleri gereğince hafif hapis cezasının 200 YTL idari para cezasına dönüştürülmesine ilişkin aynı mahkemenin 21/09/2005 tarihli ve 2371 esas 2371 karar sayılı ek kararını müteakip aynı mahkemenin 20/02/2006 tarihli ek kararı ile ceza zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle 17/11/2003 tarihli cezanın kaldırılmasına yönelik kararına C.Başsavcılığı tarafından ceza zamanaşımının dolmadığı gerekçesiyle yapılan itirazın İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/06/2006 tarih ve 2006/392 müteferrik sayılı kararı ile reddine ilişkin kararını havi dosya tetkik olundu.
CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 16/10/2006 gün ve 47452 sayılı yazılı emirlerine müsteniden ihbar ve evrak Yargıtay C.Başsavcılığının 09/11/2006 gün ve 2006/258079 sayılı tebliğnamesi ile dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Kanun yararına bozmaya dayanan ihbarnamede; sanığın 10 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair 09/07/2004 tarihli hükmün 07/08/2004 tarihinde kesinleştiği, Cumhuriyet Savcılığınca çıkarılan davetnamenin 24/05/2004 tarihinde sanığa tebliğ edildiği ve ceza zamanaşımı süresinin bu tarihte kesilerek yeniden işlemeye başladığı 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 112/6. maddesinde belirtilen 18 aylık ceza zamanaşımı süresi dolmadan sanık hakkında ek karar verilerek idarî para cezasına hükmedildiği ve 10 gün hafif hapis cezasının infazının durdurulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 15/2. maddesinde yer alan “Cezanın infazının ertelenmesi veya durdurulması hâlinde bu cezaya ilişkin zamanaşımı işlemez” hükmü de nazara alındığında, sanık hakkında mahkemece uyarlama karar verilerek yeni bir ceza tayin edildiği ve eski cezanın infazının durdurulmasına karar verildiğine göre, bu işlemler yapılırken ceza zamanaşımına ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı ve ek kararla verilen cezaya 5326 sayılı Kanun’un 21. maddesinde gösterilen yerine getirme zamanaşımı kurallarının uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği belirtilerek anılan hükmün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumuna işaret edilmiştir.
Cumhuriyet savcılığı tarafından, mahkemenin ceza zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle verdiği karara yapılan itirazın, reddine ilişkin İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16/06/2006 tarih ve 2006/555 müteferrik sayılı karar için kanun yararına bozma istemi bulunmadığından anılan karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı’na TEVDİİNE, bu hususun takdirinden sonra kanun yararına bozma isteminin incelenmesine 08/02/2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.