YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5790
KARAR NO : 2007/115
KARAR TARİHİ : 25.01.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 189 ada 24 parsel sayılı 160071.52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu sebebine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin davalılar adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz tapu kadına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davalılar adına tesbit edilmiş, davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarurfu altında bulunan yerlerden olduğu nedeneni dayanarak Hazine adına tescil istemiyle dava açmıştır. Tesbit nedenine, ileri sürülüşe ve aşamalardaki açıklamalara göre uyuşmazlık, tesbite esas alınan tapu kayıtlarının taşınmaza uymadığı, uyması halinde kapsamının ne olduğu, uymaması durumunda da zilyetlikle iktisap koşullarının davalılar yararına oluşup oluşmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Kadastro tutanağının mahsus bölümünde bildirilen ve tesbite esas alınan kayıtların ilk geldileri olan Mayıs 1309 tarih 46 ve 47 sıra nolu tapu kayıtları düzenli bir biçimde getirtilmediği gibi, yerel bilirkişinin kayıtların taşınmaza uyduğu yolundaki sözleride soyut içerikli olup uyuşmazlığın çözümüne elverişli bulunmamaktadır. Sınırlar yerel bilirkişiye arazi üzerinde göstertilmemiş ve ona görede kroki düzenlettirilmemiş ayrıca zilyetlikle ilgili olarak tanık bilgisinede başvurulmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, Mayıs 1309 tarih 46 ve 47 nolu tapu kayıtları ilk tesislerinden itibaren iktisap sebepleride yazılı olduğu biçimde intikalleri ile birlikte yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden, çıkarılamaması halinde kayıt örnekleri eklenerek Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından getirtilmeli, kayıtların ilk tesislerindeki sınır ve miktarlarıyla tedavüllerindeki sınırlar ve miktarlar arasında değişiklik olması durumunda bu değişikliğin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı sorulup varsa bununla ilgili belgeler istenilmeli, bu arada taşınmaza kuzey yönden sınır teşkil eden dağ yolu köyü sınırları içerisinde kalan komşu taşınmazların parsel numaraları belirlenip kadastro tutanakları ile tesbitlerine esas alınan kayıtlar aynı şekilde ilk tesislerinden itibaren intikalleri ile birlikte celb edilmeli, tesbitin zilyetliğe dayalı olduğu ve Hazineninde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden bulunduğu yönündeki iddiası gözetilerek taraflardan yöreyi ve taşınmazın öncesinin iyi bilen yaşlı tanıklar göstermeleri istenmeli, yukarda açıklanan hususların yerine getirilmesinden sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ile tüm tesbit bilirkişileri ve tarafların gösterecekleri tanıklar huzurunda taşınmaz başında yeniden keşif icra olunarak tesbite esas alınan tapu kayıtları taşınmaları ve öncesini bilen yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla gereği gibi yerlerine uygulanarak aidiyet ve kapsamları kesin olarak saptanmalı, bilirkişilere kayıtlarda yazılı sınırlar arazi üzerinde göstertilip düzenlenecek krokiye yerleri işaret ettirilmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğunda tanıkların bilgisine başvurulmalı, kayıtların uyması halinde içerdikleri değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırları itibariyle kapsamlarının yüzölçümleri ile geçerli olacağı düşünülmeli, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin mer’a yada develetin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler olup olmadığı, değilse, kim yada kimlerden kaldığı,davalıların ve satıcılarının zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, komşu parsele revizyon gören kayıtların uygulaması yapılarak taşınmaz yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılmalı, yine komşu parseller hakkında açılmış dava olup olmadığı araştırılıp olduğunda verilen kararların kesinleşme şerhini içeren birer örneği getirtilip dosyaya konularak delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınmalı, tesbitleri aynı kökten gelen kayıtlara dayanması halinde davaların birleştirilerek görülmesi gerekip gerekmeyeceği düşünülmeli, ziraat teknisyeninin düşüncesiyle yetinilmeyerek ziraat mühendisi bilirkişiden taşınmazın öncesinin mer’a yada devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, toprak yapısı, bitki örtüsü, işleniş tarzı ve süresi, tamamının yada bir bölümünün ekilip sürüldüğü, konularını içeren geniş kapsamlı ve de teknik verilere dayalı gerekçeli rapor alınmalı, bura arada taşınmazın kuru yada sulu arazi olup olmadığı konusunda yöntemine uygun araştırma yapılmalı, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamayı, kayıtlarda yazılı sınır yerlerini taşınmaz içerisinde ziraat edilmeyen yerler olduğunda bu yerlerin miktar ve taşınmaz içerisindeki konumlarını izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 25.1.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.