YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/187
KARAR NO : 2007/406
KARAR TARİHİ : 13.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … adına kayıtlı … plakalı aracın davalı … ve … tarafından çalınarak davalı … idaresinde iken müvekkiline ait 06 YTT 09 plakalı aracına çarpması nedeniyle araçta meydana gelen 1.264.000.000.TL hasar bedeli ile 450.000.000.TL araç mahrumiyeti bedelinin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, aracın çalınmasında kusurlu olmadıklarını davanın reddini savunmuştur.
Davalı … velisi …, hasar bedelinin fahiş olduğunu belirtmiştir.
Davalı … A.Ş vekili sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu savunmuştur.
Davalı … ayar velisi … davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 1.630.000.000.TL’nin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’tan tahsiline davalılar …,… ve sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 2918 sayılı KTK.nun 107.maddesinde “aracın çalınması veya gasp edilmesi halinde işletenin kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin aracın çalınmasında veya gasp edilmesinde kusurlu olmadığının ispat edilmesi durumunda sorumlu olmayacakları” öngörülmüştür. Somut olayda anılan yasa hükmünde belirtilen önlemlerin davalı araç sahibi sürücüsü tarafından alınmadığı, davalıya ait araç sürücüsünün aracın anahtarlarını kaybettiğini tesbit ettikten sonra aracın çalınmasını önlemek için yeterli önlemleri almadığı anlaşılmaktadır. Davalı işletenin sorumluluğu tehlike sorumluluğu olup kusursuz sorumluluktur. Salt ceza mahkemesinde sürücü davalı Erdoğan’ın hırsızlık suçundan mahkum olmasının ve bilirkişi raporu ile davalı işletene kusur verilmemesi işletenin sorumluluğunu ortadan kaldırılamayacağı düşünülerek yazılı şekilde davalı malik ve sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
3-Davacı tarafından davalı küçük …. ve babası … hakkında dava açılmış olup, davacı …’un aile başkanı olarak sorumlu olduğu belirtilmiştir. Olay tarihinde davacı … yaşının küçük olması nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan TMK.nun 320. maddesi gereğince davalı …’un da aile başkanı olarak sorumlu tutulması gerekirken bu davalı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir.
4-Davacı tarafından kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı talep edilmediği halde bilirkişi raporunda belirlenen değer kaybı bedelinin de davalıdan tahsiline karar verilmesi HUMK.nun 74. maddesine aykırı olup bozma nedeni ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 13.2.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.