Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/2237 E. 2007/1987 K. 07.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2237
KARAR NO : 2007/1987
KARAR TARİHİ : 07.06.2007

MAHKEMESİ : Çarşamba Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1-… …
2-… …
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılarca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan … aleyhine yapılan icra takibinin kesinleştiğini, borçlu …’nin borcunu karşılayacak malının bulunmadığının yapılan haciz sırasında anlaşıldığını, yapılan araştırmada borçluya ait … plakalı aracın borcun doğum tarihinden kısa süre sonra diğer davalı aynı zamanda borçlunun amcası olan …’a devredildiğini, satışın alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olarak yapıldığını o nedenle bu tasarrufun iptali ile cebri icra yetkisinin tanınmasını istemiştir.
Davalılardan … vekili, satışın gerçek olduğunu, borçlu …’nin oğlu kız kaçırdığı için düğün masraflarını karşılamak için satış yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı … ise duruşma sırasında davayı kabul etmediğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre davalıların yakın akraba oldukları, aralarında yapılan satıştan sonra da aracın borçlu tarafından kullanıldığı ve satışın bir bedel karşılığı olmadığı kanaati ile davanın kabulü ile tasarrufun iptaline ve aracın Çarşamba İcra Müdürlüğünün 2005/2304 esas sayılı takip dosyasında “icra kovuşturmasına tabi tutulmasına” karar verilmiş hüküm davalılarca temyiz edilmiştir.
Dava İ.İ.K.’nun 277 ve takip eden maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin bulunmaktadır. Üçüncü kişi olan davalı … borçlu …’nin amcası bulunmaktadır. İ.İ.K.’nun 278/1 maddesinde, maddede öngörülen hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarrufların bağış hükmünde sayılacağı öngörülmüştür. Ne var ki, davalı olan borçlu …’nin amcası …’a yapmış olduğu tasarruf, haczin yapıldığı tarihten itibaren yasada öngörülen 2 yıllık süreden

önce yapılmıştır. Bu durumda konunun aynı yasanın 280/1 maddesi ışığında değerlendirilmesi gerekir. İ.İ.K.’nun 280/1 maddesinde mal varlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemlerin borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar vermek kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği, 2.fıkrasında da maddede sözü edilen yakın hısım ve akrabaların borçlunun 1.fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunacağı hükme bağlanmıştır. Yukarıda da değinildiği üzere davalı …, diğer davalı borçlu …’nin amcası olduğuna göre …’nin yapmış olduğu tasarrufun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığını bilmesi gerekir. … … bu hususun aksini iddia etmiş ve kanıtlamış değildir. Kaldı ki, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere borçlu …’nin satışa konu ettiği aracı kullanmaya devam etmiş olması ve …’un da bu durumu bilmesi yapılan tasarrufun açıkça alacaklılardan mal kaçırmak ve ızrar kastına matuf olduğu ve bununda … tarafından bilindiğinin açık göstergesi sayılması gerekir.
Açıklanan nedenlere ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalıların yerinde görülmeyen temyizleri yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya uygun aleyhlerindeki hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 632.00YTL. kalan onama harcın temyiz edenden alınmasına 07.06.2007 tarihinde oy birliği ile karar verildi.