YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/317
KARAR NO : 2007/340
KARAR TARİHİ : 08.02.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine vekili ile davalı …tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 167 ada 78.79.80. parsel sayılı sırasıyla 1848.51-553.05 ve 367.80 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalıların işgali altında olduğu belirtilerek ham toprak niteliğiyle davacı Hazine adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içerisinde davacı Hazine kadastro tutanaklarındaki davalılar lehine yazılmış olan şerhlerin iptali isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parsellerin tesbit gibi davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş. Hüküm davacı hazine vekili ile davalı …tarafından temyiz edilmiştir.
1-Usul Yasası hükümlerine göre hükmü temyiz eden kişinin temyizde hukuki yararının bulunması gerekir. Kadastro sırasında 78 nolu parselin Hazine adına yapılan tesbitine … kızı .. kayanın süresinde açılmış bir davası bulunmadığı gibi hükümlede aleyhinde bir durum yaratılmamıştır. Bu nedenlerle İsmail kızı …’nın temyiz dilekçesinin (İsteminin) REDDİNE, peşin harcın istek halinde davalı …’ye iadesine
2-Hazinenin temyizine gelince;Mahkemece karar yerinde yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Kadastro sırasında davaya konu 78, 79 ve 80 parsel numaralı taşınmazlar ham toprak niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiş 78 nolu parselle ilgili tutanağın beyanlar hanesine İsmail kızı …’nın, 79 nolu parselin tutanağın beyanlarhanesine … oğlu …’in, 80 nolu parsele ait tutanağın beyanlar hanesinede … oğlu …’nın isgalinde olduğu şerhi verilmiştir. Davacı hazine konulan şerhlerin kaldırılması isteğiyle işgalcileri hasım göstererek dava açmıştır. Kadastroca yapılan tesbitlere davalıların süresinde açılmış bir davaları bulunmamaktadır.Taşınmazlar içerisinde mudesat sayılabilecek herhangi bir bina yada tesisatlar bulunmadığına göre 3402 sayılı kadastro Yasasının 19/2 maddesiyle, yine taşınmazların bulunduğu mahalde 6831 sayılı Orman Yasasında öngörülen biçimde yapılmış bir 2/B uygulamasının olmadığınında merciinden gelen yazıyla bildirilmiş olması karşısında da 2924 sayılı yasanın 11. maddesinin davalılar yasasına davada uygulama olanağı bulunmamaktadır. Açıklanan bu hususlar karşısında mahkemece davanın kabulüne karar vermek gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere reddi yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 8.2.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.