YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3195
KARAR NO : 2007/2774
KARAR TARİHİ : 25.09.2007
-Y A R G I T A Y İ L A M I-
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın reddine ilişkin … 7.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 7.12.2006 gün ve 2006/300-430 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 25.9.2007 Salı günü için taraflara gönderilen … kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davacı vekili ve davalılar vekilinin gelmedikleri anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tesbit edilmekle duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, İİK. 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup mahkemece, icra takibine konu yapılan borcun doğumunun iptali istenen işlemden sonra olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Dava İİK.’nın 277 ve takip eden maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için kural olarak borcun tasarruf tarihinden önce doğmuş olması gerekir. Somut olayda takibe konu senet 4.5.2006 tarihinde tanzim edilmiş olup tasarruf tarihi ise 22.3.2006’dır. Buna göre tasarruf tarihinin borcun doğumundan önce olduğu ortadadır. Davanın bu nedenle reddinde isabetsizlik yoksada, uygulamada senetlerin tanzim tarihinden önceki bir akdi ilişki nedeniyle düzenlendiğide bir vakıadır. Eldeki davada yargılamanın ilk oturumda taraf teşkili yönünden usulü işlemler yapılmış, ikinci ve son oturumda da davacı vekilinin yokluğunda karar verilmesi yoluna gidilmiştir. Davacı vekilinden ilk oturumda davanın esası ile ilgili iddiaları sorulmamış, delil
bildirme yönünden kendisine herhangi bir önel verilmemiş, davalıların verdikleri cevap layihaları dahi kendilerine tebliğ edilmemiş ve bunun sonucu olarak davacı ancak temyiz dilekçesinde borcun tasarruftan önceki hukuki ilişkiden kaynaklandığını … sürebilme olanağı bulmuştur. Bu durumda yukarıda yazılı hususlar gözönünde tutularak taraflardan senet tanzim tarihinden önceki tarihlerde herhangi bir hukuki ilişkiye girip girmedikleri sorulup iddia edildiği taktirde gösterilecek deliller toplanıp gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken bu yönler gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi,
Kabule göre de, dava koşulunun oluşmadığı durumda davanın reddi yoluna gidildiğinde maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nisbi vekalet ücreti tayini yoluna gidilmiş olmasıda doğru değildir.
Davacı şirket vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil edilmeyen davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.9.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.