Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/4000 E. 2008/267 K. 24.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4000
KARAR NO : 2008/267
KARAR TARİHİ : 24.01.2008

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de; davada aleyhine hükmedilen miktar karar tarihi itibariyle duruşma sınırının altında kaldığından duruşma isteğinin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilleri, davalı şirket aleyhine icra takibi yapıldığını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını bu nedenle davalı şirketin ve davalı …’in, …, … İlçesi, … Mahallesi 6550 ada 1 parsel sayılı arsa üzerindeki taşınmazlar için yapılan sözleşmeyi feshine ve davalılar Yalçın ve … …’ya da karşılıksız olarak devrine ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar …, … ve … vekili, inşaatın yapılmasını adi ortaklık olarak davalı şirket ve davalı …’in üstlendiklerini, tek başına davalı şirketin yaptığı tasarrufların da geçerli olamayacağını, inşaat için yapılan sözleşmede %75 oranında inşaat yapılmadığı için feshe karar verildiği bu nedenle davalı şirkete de mülkiyet geçmediğini davacıların mülk sahipleri ile görüşmediklerini bunun ise iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, geçersiz bir sözleşme ile yapılan satışın müvekkilini bağlamayacağını, davalı şirketin inşaatın yapımına katkıda bulunmadığını, yapılan satışların sırf müvekkilini zarara uğratmaya yönelik olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, resmi şekilde yapılmayan tapulu taşınmaz satışlarının geçerli olmadığını, bu satışta müvekkilinin taraf olmadığını, davalı şirket hakkında aciz belgesi alınmış olmasının da davanın haklılığını ortaya koymayacağını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin davalı şirket ortağı olmadığını, davada taraf sıfatı bulunmadığını açıklayarak davanın husumet yönünden reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalılardan İdris ile davalı şirket arasında adi ortaklık bulunduğu ve adi ortaklardan birinin tek başına yaptığı tasarrufî işlemlerin geçerli olmadığı, geçerli olmayan sözleşmeden dolayı tarafların verdiklerini geri isteyebilecekleri ancak böyle bir hakkın üçüncü kişilere karşı tasarrufun iptali davası açma yetkisini vermeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacılar vekili ve davalılar …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptaline ilişkindir.
İİK’nın 277/1 maddesinde tasarrufun iptali davalarını elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklının açabileceği hükmü öngörülmüş olup davacıların, borçlu olan davalı şirketten alacaklı oldukları hususu kesinleşen takipte alınan aciz belgeleri ve toplanan delillere sabittir. Davacılar bu davayı, yüklenicilerden biri olarak borçlu şirketin, arsa sahiplerinden kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği alacağı daireler ile ilgili icra takibi yapılması ve alacaklarını tahsil etmek amacıyla açmışlardır. Davanın kabulü halinde davalı şirket ve davalı …’in yüklenici olduğu sözleşmenin feshine ilişkin tasarrufun ve son sözleşmenin yapılmasına ilişkin tasarrufun iptalinde davacıların hukuki yararı bulunmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece davanın esasına girilerek taraf delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıdaki açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalılar …, … ve …’ye geri verilmesine 24.01.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.