YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4364
KARAR NO : 2007/3717
KARAR TARİHİ : 19.11.2007
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı …’in müvekkiline 1.2.2003 tanzim 15.2.2003 vadeli 11.125.00YTL bono karşılığı borçlu olduğunu, hakkındaki takibi karşılıksız bırakmak amacıyla …. içi mevkii 2844 parselde adına kayıtlı dükkanı 5.10.2004 tarihinde 5.000.00YTL bedelle davalı …’a, …’nın 19.11.2004’de 6.000.00YTL bedelle davalı …’e, Osman’ın da 10.1.2005’de 6.500.00YTL bedelle davalı …’e sattığını, dava konusu taşınmazın dükkan niteliğinde ticari işletme olması, satış bedelleri ve tarihleri, tüm davalıların aynı ilçede esnaf olmaları nedeniyle tüm tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı …, davacı ve diğer davalıları tanımadığını, balıkçılık yapmak için dava konusu dükkanı aldığını ancak ruhsat alamayınca ilanla 25.000.00YTL’ye davalı …’e sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, terzilik yaptığı için dükkan ihtiyacı nedeniyle,
dükkanı yakınındaki dava konusu taşınmazı satın aldığını, davalıları tanımadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre davanın reddine, dava konusu taşınmaz elden çıkartılmış olduğundan davacının davalılar aleyhine tazminat davası açmakta muhtariyetine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı yasanın 280/1. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği, 3.fıkrasında ise ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamının veya mühim bir kısmının devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul olunacağı; bu karinenin ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az 3 ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiği veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicil Gazetesiyle, mümkün değilse bütün alacaklıların öğrenmesini temin edecek uygun vasıtalarla ilan olunduğunun kanıtlanması ile çürütülebileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, davalı borçlu ödeme emrinin tebliğinden bir gün sonra dava konusu dükkan niteliğindeki ticari işletmesinin arsasını davalı …’ya düşük bedelle satmış ve teslim etmiştir. Davalı … ilan ve bedel konusunda savunma yapmadığı için davalı borçlu ile Yahya arasındaki 5.10.2004 tarihli tasarruf İİK’nun 278/2-2 ve 280. maddelere göre iptale tabidir. Ancak davalı … taşınmazı 19.11.2004 tarihinde borçlunun dükkan komşusu olan ve balıkçılık yapan …’a düşük bedelle sattığından davalı … İİK 283/II. maddesi gereğince 19.11.2004 tarihi itibarıyla taşınmazın gerçek bedeli olan 19.288.98YTL tazminatla sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Dahili davalılar… küçük bir ilçede borçlunun dükkan komşuları ve esnaf olmaları, taşınma-
zın piyasa değerinin çok altında ve yakın tarihlerde el değişmesi gibi olgular birlikte değerlendirildiğinde İİK 280/1. madde gereğince borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla hareket ettiğini bilebilecek durumda olduklarının kabulü gereklidir.
O halde, borçlu ile hukuki ilişkide bulunmayan ancak borçlunun durumunu bilebilecek durumda olan dahili davalılar arasındaki tasarrufların da iptali gerekli iken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz davacı …’e geri verilmesine 19.11.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.