Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/4975 E. 2008/1242 K. 13.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4975
KARAR NO : 2008/1242
KARAR TARİHİ : 13.03.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kabulüne ilişkin Şişli 4.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.6.2007 gün ve 2006/243 2007/261 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi müdahil … vekili ile asıl dosyanın davalılar vekili ve birleştirilen dosyanın davalılar vekilleri tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 26.2.2008 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davalı … vekili Avukat… nın geldiği anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteklerinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili asıl ve birleştirilen davada, davalı borçlu Hakan aleyhine takip yaptıklarını borcu karşılayacak mal bulunamadığını bu nedenle asıl davada borçlunun İstanbul, Şişli-Harbiye Mahallesi Maçka Caddes… ada 19 parselde kain
../…

– 2 –
2007/4975
2008/1242

taşınmaz üzerindeki 8 nolu bağımsız bölüm ile 49 parça menkulünü boşanma davasında tazminat olarak diğer davalı eşi Stella’ya devrine ilişkin tasarrufu ile yine borçlunun İstanbul, Beyoğlu-Gümüşsuyu Mahallesi Mete Caddesi … ada 92 parselde kain taşınmazdaki 1 numaralı mağaza ile 2 nolu meskenin intifa hakkının davalı Harun’a çıplak mülkiyetinin de davalı Necla’ya devrine ilişkin tasarrufların iptaline, davalıların %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar bozma öncesinde ve sonrasında aciz halinin gerçekleşmediğini, geçici veya kesin aciz vesikasının bulunmadığını, tasarrufların borcun doğum tarihinden önce gerçekleştiğini, devirlerde kötüniyet bulunmadığını ve satışlardan elde edilen paraların da borç ödemek için kullanıldığını ileri sürerek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak taşınmazların değeri belirlenerek, tasarrufların borcun doğumundan sonra gerçekleştiği, borçlu ile eşi arasında; borçlu ile avukatı ve onun eşi arasında yapılan tasarruflarda borçlunun içinde bulunduğu mali durumun bilindiği, tasarrufun muvazaalı olduğu ve alacaklılardan mal kaçırma amacı taşıdığı gerekçesi ile her iki davanın da kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar vekilleri ve müdahale talep eden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar başlığında davalılardan Hakan vekili olarak müstafi vekilin adının yazılıp davayı takip eden son vekilinin adının yazılmamış olması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
Asıl dava yönünden;
1-Müdahale talep eden Mücahit’in asıl dava konusu taşınmazı, Şişli 4. icra Müdürlüğünün 2005/827 esas sayılı dosyası üzerinden cebri icra yolu ile satın aldığı ancak bu ihalenin Şişli 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2006/342 esas ve 2006/795 karar sayılı ilamı ile feshedilmiş ve anılan kararın da Yargıtay 12. Hukuk Dairesince 13/03/2007 tarihinde onanmış olmasından dolayı müdahil olarak kabul edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalılar Stella ve Hakan vekillerinin temyizinin incelenmesinde; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir
../…

– 3 –
2007/4975
2008/1242

isabetsizlik bulunmamasına, bozma sonucu verilen karar ile borçların tasarruflardan önce doğduğu hususu ile haciz tutanaklarının geçici aciz belgesi niteliğinde olduğunun kesinleşmesine, bozma ile kesinleşen hususlar da gözetilerek hüküm kurulmuş bulunmasına, 3. kişi Stella’nın borçlu Hakan’ın eşi olmasına İİY’nın 278/1 maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, diğer taraftan Stella’nın borçlu olan kocası Hakan’ın alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİY. 280/II), göre temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcı ile vekalet ücretinin takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir. Somut olayda asıl davada, iptale konu taşınırlar ve taşınmaz ile takip miktarı karşılaştırıldığında takip miktarının tasarrufların değerinden daha az olduğu Şişli 1. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 2005/396 esas ve 2005/649 karar sayılı dosyasında verilen kıymet takdirine itiraz kararı ve Şişli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/133 d.iş sayılı dosyası ile belirlenmiştir. Mahkemece de davacının dava dilekçesinde gösterdiği ve harcını yatırdığı miktar harca esas alınmıştır. Bu nedenle harç ve vekalet ücretine ilişkin davalılar Hakan ve Stella vekilinin temyiz itirazlarının da reddi gerekir
Birleştirilen dava yönünden;
4- Davalı … vekili ile davalılar Harun ve Necla vekilinin temyizinin incelenmesinde; davalı Harun’un borçlunun vekili ve diğer davalı Necla’nın da davalı Harun’un karısı olmasından dolayı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olmaları nedeniyle tasarrufların iptali gerekeceğine, davalı …’ın davalılar Harun ve Necla’ya sattığı hissesinin 6/27 olduğunun ve 19/02/2003 tarihli satış senedinde de kendi adına asaleten 6/27 hissesini sattığının, başkasına vekaleten pay satmadığının ve hükümde de davalı …’ın davalılar Harun ve Necla’ya yapılan tasarrufun iptal edilmiş bulunmasına bu
../…

– 4 –
2007/4975
2008/1242

haliyle talebin aşılmasının söz konusu olmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
5-Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcı ile vekalet ücretinin takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir. Birleşen davada ise harç ve vekalet ücretinin davalı … tarafından davalılar Harun ve Necla’ya yapılan tasarrufun (6/27 hissenin) değeri üzerinden hesaplanması gerekirken dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanmış olması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, kararın HUMK’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle müdahale talep eden vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl dava yönünden davalılar Hakan ve Stella vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (4) numaralı bentte yazılı nedenlerle birleştirilen dava yönünden davalılar Hakan vekili ile Harun ve Necla vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (5) numaralı bentte yazılı nedenlerle hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan “9.274,50” rakamlarının çıkarılarak yerine “2.701,18YTL” rakam ve ifadesinin yazılmasına, yine aynı bentte yer alan “15.460,00” rakamlarının çıkarılarak yerine “8.736,00” rakamlarının yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve 550.00 lira duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 3.090.00.-YTL kalan onama harcın temyiz eden davalılar Hakan ve …’den alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 2.701.18.-YTL kalan onama harcın temyiz eden … dan alınmasına 13.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.