YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5
KARAR NO : 2007/397
KARAR TARİHİ : 13.02.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin verilen hüküm davalı …, …, …, … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 101 ada 23, 29, 33, 34, 38, 102 ada 3, 16, 107 ada 19, 110 ada 1, 115 ada 2, 4, 116 ada 10, 22, 26 parsel sayılı sırasıyla 13446,97 – 32054,96 – 9384,35 – 16471,33 – 9794,38 – 319,30 – 9468,85 – 10324,23 – 27897,61 – 18176,95 – 7127,42 – 9196,03 – 22256,22 – 11548,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 101 ada 23, 33, 38, 102 ada 16, 107 ada 19, 110 ada 1, 115 ada 2, 4, 116 ada 10, 22 parseller irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … mirasçıları …, …., …, …, …, …, … adlarına, 101 ada 34 parsel aynı nedenlere dayanılarak 1/2’şer payları oranında … ve … adlarına, 101 ada 29, 102 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar … , 116 ada 26 parselde aynı nedenlerle payları oranında … , …, …, … adlarına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı … irsen intikale dayanarak dava açmıştır. Mahkemece 101 ada 23, 29, 33, 34, 38, 116 ada 10, 22, 26, 115 ada 2, 4, 102 ada 16, 107 ada 19 parsel hakkındaki davaların kabulü ile payları oranında ortak miras bırakan … mirasçıları …, …, …, …, …, …, …, …, …., …, … adlarına, 110 ada 1 parsel hakkındaki davanın kısmen kabul kısmen reddine 7.6.2006 tarihli teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen kısmın payları oranında yukarıda isimleri belirtilen şahıslar adına, B harfi ile gösterilen kısmın tesbit malikleri adına hisseleri oranında tapuya tesciline, 102 ada 3 parsel hakkındaki davanın reddine tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı …, …, …, … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmazlar irsen intikale, taksime ve zilyetliğe dayalı olarak tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazların ortak miras bırakan …’den kalıp terekesinin taksim edilmediğini ileri sürerek tüm mirasçıları adına tapuya tescili istemi ile dava açmıştır. Taşınmazların ortak miras bırakanı 1962 yılında ölen … ’dan kaldığı uyuşmazlık konusu olmadığı gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık, … terekesinin taksim edilip edilmediği yönündedir. Medeni yasanın eski 539 yeni 599 maddesine göre terekenin doğrudan mirasçılara intikali kural olduğuna göre, taksim olgusunun davalılar tarafından kanıtlanması gerekir. Başka bir anlatımla davada iddiasını kanıtlama yükümlülüğü davalı tarafa düşmektedir. Keşifte dinlenen yerel bilirkişiler taksim olgusu ile ilgili açıklamada bulunmamışlar, taşınmazların …’den kaldığını, mirasçılarından …’ın payını bir kısım mirasçılara devrettiğini bildirmekle yetinmişlerdir. Tanık bilgisine başvurulmamış, … dışında kalan tesbit bilirkişilerinin dinlenilmesi yolunada gidilmemiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez, o halde taraflardan taşınmazları ve öncesini iyi bilen yaşlı tanıklar göstermeleri istenmeli, daha sonra gösterilecek tanıklarla önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve tüm tesbit bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak, bilirkişi ve tanıklardan …’in ölümünü takiben terekesinin tüm mirasçılarının yada temsilcilerinin katılımıyla taksim edilip edilmediği, taksim edilmişse hangi tarihte taksim edildiği, her bir mirasçıya hangi mevkiden taşınmaz mal verildiği, taşınmaz mal verilmeyen mirasçının ne şekilde razı edildiği ve davaya konu taşınmazların taksimde hangi mirasçının hissesine karşılık bırakıldığı, her bir taşınmazda kimin hangi tarihten beri zilyet bulunduğu, mirasçılar arasında miras payının devrinin söz konusu olup olmadığı olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, … mirasçıları adına belgeli yada belgesiz olduğuna bakılmaksızın tesbit edilen taşınmazların tutanakları Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden getirtilerek bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi yoluna gidilmeli, yukarıda açıklanan hususlarla ilgili olarak gerektiğinde komşu parsellerin malik yada zilyetlerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, fen bilirkişisine önceden olduğu gibi raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu yönlerin göz ardı edilmiş olması doğru olmadığı gibi, 110 ada 1 nolu parselin (A) ve (B) ile işaretli bölümlerinin yüzölçümlerinin karar yerinde gösterilmemesi ve sözü edilen yerlerin yüzölçümleri toplamının taşınmazın kadastro sırasında belirlenen vede tutanağında yazılı miktarından noksan olmasının nereden kaynaklandığının açıklattırılmayarak infazda duraksama yaratılmış olması da doğru değildir.
Davalı …, …, … ve …’nın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile temyize konu 101 ada 23, 29, 33, 34, 38, 102 ada 16, 107 ada 19, 115 ada 2, 4, 116 ada 10, 22, 26 nolu parsellerin tümü ve 110 ada 1 parselin teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmı ile sınırlı olmak üzere hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri veirlmesine 3.2.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.