Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/521 E. 2007/1835 K. 29.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/521
KARAR NO : 2007/1835
KARAR TARİHİ : 29.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 10.569.00.YTL’sı hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek davalı aracın trafik sigortasından tahsil edilen 4000.YTL’nin mahsubu ile bakiye 6.569.00.YTL’nin ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili kaza tesbit tutanağında belirtilen kusuru ve hasar miktarını kabul etmediğini davanın reddini istemiştir.
Davalı …kaza tarihinden önce aracı diğer davalı …’e resmi şekilde sattığını hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı … hakkındaki davanın husumetten reddine davalı … hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 1.256.00.YTL’sı tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı …’ten tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Kaza tesbit tutanağında davalı sürücünün 8/8 oranında kusurlu olduğu, keşif sonrası Makina Mühendisi …’den alınan bilirkişi raporunda ise, davalının 7/8 oranında kusurlu bulunduğu, Adli Tıp Kurumunun 11.11.2005 tarihli raporunda ise, tarafların %50’şer oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece bu rapordaki kusur oranına göre hüküm kurulmuştur. Bilirkişi raporları arasındaki kusur oranına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Davalı tanığı …kaza yerinde sağ tarafından gelen bir aracın davalıya çarpma tehlikesi yaratması ile davalı sürücünün sola kaçmak durumunda kaldığını söylemiştir. Tanık beyanının olayın teknik bulgularına uygun düşüp düşmediğinin belirlenmesi bakımından aydınlatıcı bilirkişi raporu alınmalıdır. Bu durumun ve raporlar arasındaki çelişkinin izahı için Karayolları Genel Müdürlüğü veya İTÜ gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu biçimde karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentde açıklanan nedenle hükmün davalı lehine BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 29.5.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.