Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/5524 E. 2008/46 K. 14.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5524
KARAR NO : 2008/46
KARAR TARİHİ : 14.01.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, 2000-2001-2002 yıllarına ait 14.5.2004 tarihi itibariyle 22.998.65.YTL’sı vergi borcu bulunan davalı … Güvenlik İnş. Tur. Sağlık. Hizm. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti temsilcisi davalı …’nın 25.9.2002 tarihinde mal beyanı olarak bildirdiği …-Bodrum … Köyü … mevkii 1013 parsel 4/1 paftadaki taşınmazı üzerine 25.10.2002 tarihinde haciz konulmasının istendiğini ancak davalı borçlu şirket adına araştırma yapılarak haciz talebinin 7.11.2002 tarihinde reddedildiğini ve taşınmazın davalı … tarafından 28.2.2003 tarihinde davaılar … ve … …’a satıldığının belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar … ve … … vekili müvekkillerinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu dava konusu taşınmazı, taşınmazın bulunduğu kooperatifin yetkileri aracılığıyla satın aldıklarını borçluları ve borcu bilmediklerini haciz talebinin reddedildiği tarihten itibaren bir yıl süreyle davacı idare tarafından işlem yapılmadığını, müvekkillerinin kardeş olup Çorlu’da yaşadığını satış bedelinin piyasa rayiçine uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillre göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 sayılı Yasanın 24 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Yasanın 28/2. maddesinde kendi verdiği malın, aktin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler bağışlama niteliğinde olduğundan iptale tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Tasarrufun bu bent uyarınca iptal edilebilmesi için malın satış tarihindeki gerçek değeri ile kayden satış değeri arasında aşırı oransızlık bulunması zorunludur. Yerleşik ve süreklilik arzeden uygulamalara göre edimler arasındaki aşırı bir oransızlıktan sözedilebilmesi için de malın satış tarihinde borçlu aleyhine edimler arasında bir misli veya daha fazla fark bulunması gereklidir.
Somut olayda, dava dilekçesi içeriğinden davalı borçlu …’nın davacı idareye mal beyanı olarak bildirdiği … Bodrum İlçesi … Köyü … mevkii 1013 parseldeki taşınmazını davalılar … ve …’e sattığı belirterek tasarrufun iptali istenmiştir. 28.2.2003 tarihli satış bözleşmesinden anılan parseldeki 1/84 arsa paylı 67 nolu dubleks meskenin davalı …’e, 1/84 arsa paylı 68 nolu dubleks meskenin ise davalı …’ya satıldığı anlaşılmıştır. O halde davacı vekiline dava dilekçesi açıklatırılarak davaların hangi taşınmaza veya tasınmazlara ait olduğu belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Bu yön nazara alınmadan yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. Diğer yandan 25.4.2006 tarihli bilirkişi raporunda da satış tarihi olarak 2003 yılı esas alınmış ise de kıymet takdirinin 28.2.2003 tarihi itibariyle yapıldığıda açıkca belli değildir. Belirlenen arsa değerinin de hangi meskene ait olduğu belirtilmemiştir. Bilirkişi raporunun hükme esas alınabilmesi için açık ve denetime elverişli olması gereklidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 14.1.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.